11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/14782 E. , 2013/12553 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.10.2011 tarih ve ... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firma ile davalı şirket arasında 21.814 kg havucun ...'ya nakli hususunda anlaştıklarını ve 15/05/2009 tarihli beynelminel hamule senedi tanzim edildiğini, müvekkili firmanın söz konusu havucu 18/05/2009 tarihinde belirtilen yere teslim ettiğini,, ancak hamule senedinin sağ köşesindeki navlun ödenmesi hususunda bir talimat yazılmadığından bahisle yükü teslim alan şirketten herhangi bir para alınamadığını, alınamayan bu bedel nedeniyle davalı şirket namına kesilen faturanın davalı tarafından ödenmediğini belirterek bu kez davalı şirket aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini, ancak itirazın iptali yerine eda davası açılmasının uygun görüldüğünü, ileri sürerek 4.822, 36 TL alacaklarının %40 inkar tazminatı ile birlikte hükmen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ... Sulh Hukuk Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, malın tesliminin FOB şeklinde olduğunu, buna göre ihracatı gerçekleştiren müvekkilinin taşıma ücretinden sorumlu olmadığını, dava dilekçesinde eda davası olduğu belirtildiği halde itirazın iptali davası ile karıştırılarak %40 inkar tazminatı talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ...'den ...'ya havuç taşımak üzere tarafların anlaştığı, bu konuda senet düzenlendiği, bu taşıma senedinde davalının gönderen olduğu, ayrıca davalının dava dışı olan gönderdiği kimseden dosyada bulunan belgeden kapalı faturadan mal bedelini aldığının sabit olduğu, dolayısıyla da malın hasarsız ve noksansız teslim edildiği, alıcının satış bedelini davalıya ödemiş olduğu herhangi bir kusur, ziyan ve eksiklik bildirmediği, dolayısıyla da ödememeyi gerekli kılacak herhangi bir sebebin olmadığı, taşıma işlerinin hasarsız gerçekleşmesi nedeniyle taşıyıcı davacının satış bedelini hak ettiği, davanın alacak davası açılması nedeniyle de % 40 icra inkar tazminat talebine hükmedilmesine yer olmadığı, gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2009/936 E. sayılı icra dosyasında yapmış olduğu itirazın 4.822,36 TL'lik kısmının iptaline, dava tarihi itibariyle uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının diğer taleplerinin ise reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava, navlun ücretinin tahsiline yönelik olarak açılan alacak davası olup, davacı dava dilekçesinde yapılan icra takiplerinden zımnen feragat ettiğini ve umumi hükümler dairesinde alacak davası açtığını bildirerek alacağının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, gerekçeli kararda iddia özetlenirken davanın itirazın iptali davası olduğu belirtilmiş, gerekçede davanın alacak davası şeklinde açılması nedeni ile icra inkar tazminatına hükmedilmediği belirtilmesine rağmen, bu kez hükümde davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptaline karar verilmiştir.
Bu durumda, davacı dava dilekçesinde icra takiplerinden zımnen feragat ettiğini ve alacak davası açtığını belirtmiş olduğundan mahkemece, davanın itirazın iptali davası olarak görülmesi, doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Kabule göre de; gönderilen, taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığı için gönderen ile taşıyıcının arasında taşıma akdinin kurulması ile birlikte borç altına girmez. Alıcı, ancak kanunen kendisine verilen sözleşme haklarını kullanmakla, örneğin malı teslim almakla taşıma sözleşmesinden doğan borçlar alıcıya intikal eder. (CMR'nin 13/2. maddesi,
TTK'nın 792. maddeleri) Ancak, alıcı tarafından eşyanın tesellümünden kaçınıldığı takdirde bu borç daima eşya üzerinde tasarruf hakkı sahibi olan gönderenin üzerindedir. Somut olayda, mahkemece navlundan gönderenin sorumlu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; gönderenin alıcıya hitaben düzenlediği faturada satışın fob satış olduğu yazılıdır. Bu durumda, mahkemece davacı taşıyıcının alıcı tarafından navlun ödenmediği takdirde malı teslim etmekten kaçınabileceği ve alıcının malı ihtirazi kayıtsız alması halinde taşımadan kaynaklı navlun ve diğer giderleri ödeme borcu altına girdiğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.