Esas No
E. 2009/4829
Karar No
K. 2011/1364
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2009/4829 E.  ,  2011/1364 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Sahtecilik-Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK 342/1, mad. ile 3 yıl hp.

TCK 503/1, 80, 522, md ile 2 yıl 11 ay hp, 22.187.00 TL APC

Sanığın, bankanın maddi varlıklarından olan çeki kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında; eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK.nun 158/1-f maddelerinde öngörülen banka aracı kılınmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. I-Sanık müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarını incelenmesinde;

Sanık hakkında toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış,savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan,sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,

II-Sanık müdafiinin “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve gerekçeye, mahkemenin; soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine göre sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ancak;

1.765 sayılı TCK. nun 342/1. maddesinde öngörülen ceza 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis cezası olup, 5237 sayılı TCK. nun 204/1. maddesinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde lehe düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK’nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK. nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan ceza içinden 3 yılın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de gözetilerek temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK uyarınca daha az bir cezanın takdir ve tayin olunması gerektiği gözetilmeden, karşılaştırma sırasında, 5237 sayılı Yasanın 204/1 maddesi uyarınca da temel cezanın 3 yıl olarak belirlenip, 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları nedeniyle 765 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Hüküm fıkrasında sadece 24.11.2003 keşide tarihli 5.750.000.000 lira bedelli çek hakkında karar verilmiş olup davaya konu diğer çeklerle ilgili bir hüküm kurulmaması,

Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayıl CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog