Esas No
E. 2016/2080
Karar No
K. 2018/15778
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2016/2080 E.  ,  2018/15778 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İstihkak

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı 3. kişiler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı alacaklı vekili, 27.11.2012 tarihli haciz esnasında hazır bulunan Hasan Kiriş’in işyerinin 3. kişi ...’e ait olduğunu öne sürerek davalı 3. kişi lehine istihkak iddiasında bulunduğunu, haciz esnasında hazır bulunan diğer 3. kişi ...’in de mahcuzların kendisine ait olduğunu öne sürerek istihkak iddiasında bulunduğunu, istihkak iddialarının hukuka aykırı olduğunu, alacaklılardan mal kaçırmak kastı ile yapıldığını belirterek davanın kabulü ile istihkak iddialarının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı 3. kişiler vekili davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece; borçlu şirket ile 3. kişinin aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri, borçlu ile 3. kişi arasında yapılan işlemlerin hacizleri önlemeye yönelik olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı 3. kişiler vekili temyiz etmiştir.

1.Davalı 3. kişi ...’in temyiz itirazlarının incelenmesinde; İİK'nun 4949 sayılı Kanun'la Değiştirilen 363/1. maddesinin son cümlesindeki kesinlik sınırının aynı Kanunun Ek 1. maddesinin 1. fıkrası uyarınca 01.01.2015 tarihinden itibaren artırılan miktarı dikkate alındığında temyize konu değerin 5.980,00 TL'yi geçmediği anlaşılmış olup, mahkeme kararının temyiz kabiliyeti olmadığından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.

2.Davalı 3. kişi ...’in temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesine dayalı 3. kişinin istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir. Bu tür davaların dinlenebilmesi için ön koşul, malın üçüncü kişi elinde haczedilmesi üzerine üçüncü kişi tarafından haczedilen mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı gibi sınırlı bir ayni hakka vs. dayanarak istihkak iddiasında bulunulmasıdır. İstihkak iddiası, tüzel kişilerde tüzel kişiyi temsile yetkili organlarca, gerçek kişilerde ise ya kendisi tarafından ya da bu kişiyi temsile yetkili kişilerce ileri sürülebilir. Tüzel kişiyi veya gerçek kişiyi temsil yetkisi olmayan kişinin yaptığı iddia, geçerli bir istihkak iddiası sayılmaz. Somut olayda, dava konusu 27.11.2012 tarihinde yapılan haciz sırasında 3. kişi ... yararına istihkak iddiasında bulunan Hasan Kiriş’in üçüncü kişi yararına istihkak iddiasında bulunmaya yetkili olmadığı sabittir. Davalı üçüncü kişi tarafından hacizden itibaren İİK’nun 96/3. maddesinde belirtilen 7 günlük süre içerisinde yapılmış bir istihkak iddiası da bulunmamaktadır. O halde davacı alacaklının İİK 99. maddesi hükümlerine göre istihkak davası açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı HMK nun 114/ h ve 115/2 maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı 3. kişi ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı 3.kişi ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog