1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2015/10518 E. , 2018/13013 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş miktar itibariyle temyiz edilemeyeceği gerekçesiyle ek kararla temyiz isteğinin reddine karar verilmiş bu karar davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı, 316 ada 11 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, çekişme konusu yerin ...’e, ondan ...’e, ondan da ...’ye temlik edildiğini, devirlerin bilgisi dışında yapıldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine 02.09.2014 tarihli ek karar ile HUMK’nun 427. maddesi uyarınca dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olduğu” gerekçesi ile temyiz isteğinin reddine karar verilmiş, ek karar da yasal süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere; HUMK'nun 427/2.maddesinde belirtilen kesinlik sınırının taşınmazın aynına yönelik davalarla ilgili olmadığı, anılan düzenlemenin taşınır (menkul) mal ve alacak davalarında gözetilmesi gerekli bir kural olduğu tartışmasızdır.
Yine, 11.05.2005 tarihinde kabul edilip 17.05.2005 tarihinde yayımıyla yürürlüğe giren 5348 Sayılı Kanunun 1/2 maddesinde "aynen" Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun geçici 2.maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar HUMK'nun 5236 Sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454.madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur" denilmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemelerinin fiilen göreve başlamasına kadar HUMK'nun ve bu yasada 5219 Sayılı Yasa ile getirilen değişik düzenlemelerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. O halde, mahkemece ek kararla davacının temyiz isteğinin reddedilmiş olması doğru değildir. Hal böyle olunca:
1.) Yerel Mahkemenin 02.09.2014 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA;
2.) Dosya içeriği, toplanan deliller, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçe, özellikle çekişme konusu taşınmazı ...'den edinen son kayıt maliki ...’nün üçüncü el konumunda bulunduğu ve ediniminde kötü niyetli olduğu kanıtlanmadığından, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK'nın) 1023.maddesinin koruyuculuğu altında olduğu gözetilerek, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 10.70 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.