Esas No
E. 2012/15824
Karar No
K. 2013/9532
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2012/15824 E.  ,  2013/9532 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, murisin 23.09.1943-11.04.1945 ve 08.05.1945-27.08.1945 arası dönemlerde hizmet akdine dayalı olarak geçen sigortalı hizmetlerinin tespiti ile ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkeme, atiye bırakılan tahsis istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş, tespite yönelik davanın ise talep gibi kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı kurum avukatı ile davalı işveren avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davanın yasal dayanağı, 506 Sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup; Kurum, davalı işyerinin ...320 sicil numarasıyla 1939 tarihinde kapsama alınıp 2004 tarihinde kapsamdan çıkarıldığını ve malullük, yaşlılık, ölüm sigortalarına ait prim kesintilerinin 01.04.1950 tarihinde başlaması nedeniyle de 1943-1944-1945 yıllarına ait bordro kaydının mevcut olmadığını bildirmiştir. Davalı işveren ise, giriş ve çıkış tarihlerinin aynen davalı dönemler gibi olduğunu ancak herhangi bir sosyal sigorta kaydının bulunmadığını savunmuştur.

Mahkemece, gerekçede, çalışmanın varlığının işyeri kayıtlarıyla sabit olduğu, 1186 sayılı kanunla ekli geçici 3. madde ve 06.11.1971 tarih 1971/2-1971/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre çalışma günlerinin hizmetten sayılması gerektiği belirtilerek, hizmet tespitine yönelik davanın istek gibi kabulüne karar vermiştir.

Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Konuya ilişkin Sosyal Sigorta Mevzuatı irdelendiğinde; 23.10.1969 günlü 1186 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 3. maddesi, “Bu Kanunun yayımından önce çeşitli işyerlerinde fikir ve beden işçisi olarak çalışmakta olup her ne sebeple olursa olsun Sosyal Sigortalar Kurumuna veya bu Kuruma devredilen çeşitli emekli sandıklarına emekli veya yaşlılık aylığına esas olacak prim ödememiş olanlar hizmetlerini belgelendirdikleri ve o zamana ait ilk aylık ücretleri üzerinden işçi ve işveren sigorta primlerini en geç beş yıl içinde def’aten veya eşit taksitlerle ödedikleri takdirde toplam olarak en çok 10 yıllık hizmetleri Sosyal Sigortalarda veya Sosyal Sigortalara devredilen Sandıklarda geçen hizmetleri ile birleştirilir.” hükmünü, ilk yaşlılık sigortası müessesini kuran 02.06.1949 tarihli ve 01.04.1950 yürürlük tarihli 5417 sayılı Kanunun geçici maddesi ise; “Bu kanunun primlerle ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihte 35 yaşını geçmiş bulunanlardan 60 yaşını doldurduktan sonra 5. Maddesindeki şartları yerine getirmeyenler de aşağıdaki şartlar dahilinde bu kanun hükümlerinden faydalandırılırlar. a)İhtiyarlık sigortası Kanununun primle ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önceki 5 yıl içinde en az 1000 gün ve münavebeli işlerde çalışanların da 800 gün İş Kanununa tabi iş yerlerinde çalıştığını ispat etmek;...(a) bendinde yazılı eski hizmet süreleri, sigortalıların son beş yıl içinde çalıştıkları iş yerlerinden alacakları kanıtlı belgeleri, primlerle ilgili hükümlerin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde İşçi Sigortaları Kurumuna tevdi edilmek suretiyle belgelenir.” hükmünü, 01.06.1957 yürürlük tarihli 6900 sayılı Yasanın muvakkat 1. maddesi de; “1 Nisan 1950 tarihinde 35 yaşını geçmiş olanlardan 60 yaşını doldurup 12 nci maddede yazılı şartları getiremediğinden aylık bağlanmasına hak kazanamıyan ve: a) 1 Nisan 1950 tarihinden önceki 5 yıl içinde en az 1000 gün veya çalışma vekaletince tespit olunan münavebeli işlerde çalışanların da 750 gün İş Kanununa tabi iş yerlerinde çalıştıklarını ispat eden,... (a) Bendinde yazılı eski hizmet süreleri, sigortalıların, 1.IV.1950 tarihinden önceki beş yıl içinde çalıştıkları iş yerlerinden alacakları belgeleri İşçi Sigortaları Kurumuna tevdi etmeleri suretiyle tevsik olunur.” hükmünü, 506 sayılı Kanunun geçici 7. maddesi “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, yürürlükten kaldırılmış 4772, 5417, 5502 ve 6900 sayılı kanunlar ile eklerine ve değişikliklerine göre hak kazanılmış bulunan her türlü yardım, tahsis ve ödemeler, bunların dayandığı kanun hükümleri gereğince kurumca sağlanır ve iş kazalariyle meslek hastalıkları, hastalık, analık, malûliyet, ihtiyarlık ve ölüm sigortalarından hak kazanılmış olan gelir ve aylıkların ödenmesine, yardımların yapılmasına ve ödeneklerin verilmesine bu kanunda yazılı hüküm ve esaslara göre devam olunur. Ancak, malûliyet, ihtiyarlık ve ölüm sigortalarından bağlanmış bulunan veya bağlanılmasına hak kazanılmış olan gelir ve aylıkların alt sınırı hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.” hükmünü, geçici 9. maddesi “Yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunların geçici 1 inci maddelerine göre, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar Kuruma eski hizmet çalışma belgesi vermiş bulunanların sözü edilen maddelerde belirtilen hakları saklıdır.” hükmünü, geçici 12. maddesi ise “Sigortalılar namına, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara göre ödenen primler ile bunların prim ödeme gün sayıları, bu kanuna göre ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ve prim ödeme gün sayısı olarak kabul edilir.” hükmünü içermektedir.

Somut olayda, mahkeme 1186 sayılı Yasanın 3. maddesi ve 06.11.1971 tarih 1971/2-1971/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına göre davanın kabulüne karar vermiştir. Anılan içtihadı birleştirme kararı ile 1186 sayılı Kanunun 21. maddesi ile 506 sayılı Yasaya eklenen geçici 3. maddesi hükmünün, 01.04.1950 tarihinden önceki hizmet sürelerine de teşmil edilebileceğine ve içtihadın bu suretle birleştirilmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 17.10.1972 tarihli kararıyla 1186 sayılı Kanunla ekli 506 sayılı Yasanın geçici 3. Maddesinin iptaline karar verilmiş olması karşısında, yazılı şekilde tesis edilen mahkeme hükmü isabetsiz bulunmuştur. Mahkemece, yukarıda içeriği açıklanan uyuşmazlık konusu döneme ilişkin mevzuat hükümleri de göz önüne alınarak ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle yargılama yapılıp varılacak sonuca göre dava konusu talep hakkında bir karar tesis edilmelidir. Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde; davalı kurum avukatı ile davalı işveren avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Sümer Holding A.Ş.'ye iadesine, 07.05.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 1186 sayılı Yasanın 3. maddesi ve 06.11.1971 tarih 1971/2-1971/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararına göre davanın kabulüne karar vermiştir. Anılan içtihadı birleştirme kararı ile 1186 sayılı Kanunu 5417 sayılı Kanun 6900 sayılı Yasanın muvakkat 1. maddesi de; “1 Nisan 1950 tarihinde 35 yaşını geçmiş olanlardan 60 yaşını doldurup 12 nci maddede yazılı şartları getiremediğinden aylık bağlanmasına hak kazanamıyan ve: a) 1 Nisan 1950 tarihinden önceki 5 yıl içinde en az 1000 gün veya çalışma vekaletince tespit olunan münavebeli işlerde çalışanların da 750 gün İş Kanunu 506 sayılı Kanun 6900 sayılı kanunlar ile eklerine ve değişikliklerine göre hak kazanılmış bulunan her türlü yardım, tahsis ve ödemeler, bunların dayandığı kanun hükümleri gereğince kurumca sağlanır ve iş kazalariyle meslek hastalıkları, hastalık, analık, malûliyet, ihtiyarlık ve ölüm sigortalarından hak kazanılmış olan gelir ve aylıkların ödenmesine, yardımların yapılmasına ve ödeneklerin verilmesine bu kanunda yazılı hüküm ve esaslara göre devam olunur. Ancak, malûliyet, ihtiyarlık ve ölüm sigortalarından bağlanmış bulunan veya bağlanılmasına hak kazanılmış olan gelir ve aylıkların alt sınırı hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.” hükmünü, geçici 9. maddesi “Yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunların geçici 1 inci maddelerine göre, bu Kanunu 1186 sayılı Kanun 506 sayılı Kanuna eklenen geçici 3. maddesi, “Bu Kanunu K5417 md.5 K6900 md.12 K6900 md.1 K6900 md.9 K506 md.3 K506 md.7 K506 md.79/10 K1186 md.3 K1186 md.21
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog