6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2011/21373 E. , 2012/22718 K.YAĞMA
SUÇA KATILMA IRADESI
DOĞRUDAN BIRLIKTE IŞLEME
YARDIM ETME
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 39
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 37
"İçtihat Metni"ÖZET: İŞTİRAK İRADESİ İÇİN İCRA EDİLEN HAREKETLERİN EŞİT ÖNEMDE VE İCRA HAREKETİ NİTELİĞİNDE OLMASI GEREKMEMEKTE OLUP, HER ŞERİKİN DİĞER FAİLLERLE BİRLİKTE BELİRLİ BİR SUÇUN İŞLENMESİNE KATILDIĞINI BİLMESİ YETERLİDİR. YAĞMA SUÇUNU HÜKÜMLÜYLE DOĞRUDAN DOĞRUYA BİRLİKTE İŞLEMESELER DE OLAY YERİNDEN AYRILMAYARAK, HÜKÜMLÜNÜN EYLEMİNİ GERÇEKLEŞTİRME KARARLILIĞINA KATKIDA BULUNAN SANIKLARIN HERHANGİ BİR ZORLAMA OLMAKSIZIN HÜKÜMLÜNÜN GASP YAPMA TEKLİFİNİ KABUL EDİP ARDINDAN DA OLAY YERİNDE BULUNARAK SUÇA KATILMA İRADELERİNİ ORTAYA KOYDUKLARININ ANLAŞILMASI KARŞISINDA, TCK’NIN 39/2-C. MADDESİ ANLAMINDA ATILI SUÇTAN SORUMLU OLDUKLARI GÖZETİLMELİDİR. Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Yakınan ve sanıkların hazırlık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre; Olay günü geceleyin alkol alıp evine doğru gitmekte olan yakınanın arkasından gelen hükümlü Soner’in yakınanın omzundan tutarak “dayı nereye gidiyorsun” diye seslendiği, yakınanın dönüp hükümlüye baktığında daha önce görmediği birisi olduğunu anladığı, bu sırada karşıdan sanıkların da gelmekte oldukları, yakınanın sanık Ramazan’ı tanıdığı, hükümlünün de sanık Ramazan’la arkadaş olduğu, sanık Ramazan’ın yakınana yaklaşarak içki içmeyi teklif ettiği, ancak yakınanın alkol aldığını, saatin geç olduğunu, evine gittiğini söyleyerek bu teklifi kabul etmediği, bu sırada hükümlü Soner’in sanık Ramazan’a gözle işaret etmeye başladığı, yakınanın yürüyerek uzaklaşmaya başladığı sırada hükümlü Soner’in sanık Ramazan’a hitaben “kim bu dayı” diye sorduğu, sanık Ramazan’ın da birahaneden tanıdığını söylediği, bunun üzerine hükümlü Soner “ben gaspa çıktım sizde benle beraber geliyorsunuz” dediği, sanıkların birlikte yakınanın peşinden gittikleri, 5016 sokak köşesinde yakınanı durdukları ve bira içmeye davet ettikleri, yakınanın kabul etmediği, bunun üzerine hükümlü Soner’in elinde bıçak olduğu halde yakınana bağırmaya başladığı, sanıkların ise 3-4 metreuzağa giderek beklemeye başladıkları, yakınanın ise korkarak kaçmaya başladığı, hükümlü Soner’in peşinden koştuğu ve yakınana yumruk atmak suretiyle yere düşürdüğü ve bağırarak “telefonu verecen lan” dediği, yakınanın direndiği ancak hükümlü Soner’in boynundan tuttuğu için kaçamadığı, Soner’in yakınandan telefonu zorla alarak kaçmaya başladığı, sanıklarında Soner’in yanına giderek birlikte Soner’in evine doğru kaçmaya başladıkları, bu sırada hükümlü Soner’in telefonun sim kartını çıkartması için sanık Ramazan’a verdiği, sanığında telefonu diğer sanık Cihangir’e verdiği, sanık Cihangir’in ise sim kartı çıkartarak kırıp attığı, sonrasında Soner’in evinin bahçesine girerek oturdukları, bu esnada Soner’in telefonun bataryasını çıkartarak çiçek saksısının içine koyduğu, bir süre sonra birlikte evden çıktıkları, sanıkların eve gideceklerini söylediklerinde Soner’in bırakmadığı, biraz daha gezelim dediği, sanıkların da bunu kabul ettikleri, birlikte yaklaşık saat 03.30’a kadar dolaştıkları ve sonrasında evlerine gittikleri, şeklinde gelişen somut olayda;
Sanıkların, olay anlatımı içindeki eylem öncesinde, sırasında ve sonrasında olay yerinde bulundukları pozisyonları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların; yakınanın hükümlü Soner ile mücadelesi sırasında olay yerinde bulundukları, eyleme fiili müdahaleleri olmasa da bilerek ve isteyerek birden fazla kişi olduklarını yakınana gösterdikleri ve bu suretle yakınanın direncini kırmayı amaçladıkları, eylem tamamlandıktan sonra ise; hükümlü Soner ile birlikte kaçıp, gasp edilen sim kartın sanıklarca kırılması, cep telefonunun bilgileri dahilinde saklanması ve hükümlü Soner’in evine gidip ardından da birlikte gezmeleri bir bütün halinde dikkate alındığında; sanıkların yağma suçunu hükümlü Soner ile doğrudan doğruya birlikte işlemeseler de olay yerinden ayrılmayarak, hükümlünün eylemini gerçekleştirme kararlılığına katkıda bulundukları, zira iştirak iradesi için icra edilen hareketlerin eşit önemde ve icra hareketi niteliğinde olması gerekmediği, iştirak iradesinin mevcudiyeti için, her şerikin diğer faillerle birlikte belirli bir suçun işlenmesine katıldığını bilmesi gerektiği, somut olayda da sanıkların herhangi bir zorlama olmaksızın hükümlü Soner’in gasp yapma teklifini kabul edip ardından da olay yerinde bulunarak suça katılma iradelerini ortaya koyduklarının anlaşılması karşısında, sanıkların TCK’nın 39/2-c maddesi anlamında atılı suçtan sorumlu oldukları gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle istem (BOZULMASINA), 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.