2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2016/23638 E. , 2018/9894 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
ılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-davalı erkek evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak (TMK m.166/1) boşanma davası açmış, davalı-davacı kadın ise aynı hukuki sebebe dayanarak birleşen boşanma davası ve fer’i taleplerde bulunmuştur. Mahkemece, yalnızca davacı-davalı erkeğin iddia ve taleplerinden bahsedilmek ve tanık beyanına yer verilmek suretiyle "Tüm dosya kapsamı ve alınan tanık beyanlarıyla da sabit olmakla" şeklindeki soyut ifadeyle davacı-davalı erkeğin davasını ispat edemediği belirtilerek davasının reddine karar verilmiş, davalı-davacı kadının davasının ise kısmen kabul edildiği belirtilmişse de boşanma davasının kabul yada reddedildiğine yönelik bir hüküm kurulmamış, sadece kadın lehine 150-TL tedbir nafakasına hükmolunmuştur. Söz konusu hüküm davalı-davacı kadın tarafından temyiz edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/1-c maddesine göre; "Tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin" hükmün kapsamında bulunması zorunludur.
Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesi ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirmesi hukuki dinlenilme hakkının da bir gereğidir (HMK m.27/2-c). Bir mahkeme kararının gerekçesi; o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyar. Kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterir. Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp, değerlendirebilmeleri ve Yargıtay'ın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeler özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta gerekçe bölümünün bulunması zorunludur. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 maddesine göre ise; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiğini öngören Anayasa'nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27/2-c ve 297. maddeleri işte bu amacı gerçekleştirmeye yöneliktir.
Yerel mahkemenin hangi delillerle sonuca ulaştığını değil, dayanılan delillerde yer alan hangi vakıaların kabul edildiği Yargıtay denetimine elverişli şekilde gerekçeli olarak açıklanması zorunludur. Bu nedenle, kadının boşanma davası yönünden gerekçesiz olarak ve yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.