3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2017/9975 E. , 2018/12775 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki ...... davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; ...... direğinden kopan tel nedeniyle ineğinin ...... çarpması sonucu ...... olduğunu, davalı ... şirketinin zarardan sorumlu olduğunu belirterek zararının tazminini talep ve dava etmiş, davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde ineğin 4.000,00 TL değerinde, 04/06/2015 tarihli celsede dava değerinin 3.600,00 TL olduğunu beyan etmiştir.
Davalı vekili; dava dilekçesinde zarar miktarının belirtilmediğini, olay nedeniyle davacının önlem almamasından kaynaklı sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; bilirkişi raporları doğrultusunda davalının % 90 oranında kusuru bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.285,00 TL 'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davalı tarafın aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava; ...... çarpması nedeniyle ...... olan inek bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde; dava değeri gösterilmeden dava açıldığı, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığı, cevaba cevap dilekçesinde dava değerinin 4.000,00 TL olarak belirtildiği, 04/06/2015 tarihli celsede ise dava değerinin 3.600,00 TL olarak ifade edildiği, bu şekilde davacı taraf inek bedeli yönünden kendini bağlayıcı miktar belirlediği görülmektedir. O halde; mahkemece davacı vekilinin duruşmadaki beyanında inek bedelini belirlemiş olduğundan bu miktar üzerinden kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.