10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2013/5855 E. , 2013/20737 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayda; Davalı Kurum tarafından davacının yeterli işçilik bildiriminde bulunmadığı gerekçesiyle 31.630,60 TL sigorta primi ile 45.168,53 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 76.799,13 TL borcun bir ay içerisinde ödenmesi hususunda davacı işverene 08/08/2011 tarihinde yazı tebliğ edildiği, davacı şirketin 24/08/2011 tarihinde Kurum tarafından gönderilen fark işçilik ve buna bağlı prim tahakkukuna itiraz ettiği, Kurum tarafından bu itiraz üzerine bir karar verilmeden 10.02.2012 tarihinde davacı şirket aleyhine 2012/10381 takip sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, bu ödeme emrinin davacıya 20.02.2012 tarihinden tebliğ edildiği ve davacı tarafından 27.02.2012 tarihinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 85. maddesidir. Bu maddeye göre, özel nitelikteki inşaat işlerinden dolayı bu işleri yapan işverenler tarafından yeterli işçilik bildirilmiş olup olmadığı hususunun SGK Başkanlığı tarafından araştırılacağı, bu araştırma sonucunda yeterli işçiliğin bildirilmemiş olduğunun tespiti halinde eksik bildirilen işçilik tutarı üzerinden hesaplanan prim tutarı 5510 sayılı Yasanın 89. maddesi gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte bir ay içerisinde ödenmek üzere işverene tebliğ edileceği, bu tutarın ödendiği veya ödeneceğinin işveren tarafından yazılı olarak tahakkuk edilmesi halinde borcun kesinleşeceği, tebliğ edilen prim ve gecikme cezasının ödenmemesi, taahhütname verilmemesi veya kurumca iş yerinin denetlenmesine gerek duyulması durumunda, davalı kurumca inceleme yapılacağının hüküm altına alındığı, 4958 sayılı Yasanın 9. maddesi ile de, sigorta teftiş kurulu başkanlığına işin yürütümü için gerekli olan asgari işçilik miktarını saptama yetkisinin tanındığı, davacı şirket tarafından davalı Kurumun tahakkuk ettirdiği fark prim borcu ve gecikme zammı ile gecikme cezasına itiraz edilmiş olması nedeniyle Kurumun belirlediği fark işçilik oranını kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece, fark işçilik oranının kesinleşip kesinleşmediğinin bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.