Esas No
E. 2013/16434
Karar No
K. 2013/19907
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2013/16434 E.  ,  2013/19907 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi

İstem, hak sahibi tarafından açılan dava yönünden kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması ve yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar nedeniyle tahakkuk ettirilen borcun iptaline, Kurumca açılan dava yönünden ise aylıkların yasal faiziyle birlikte geri alınması istemine ilişkindir. Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Hakkında verilen boşanma kararı kesinleşen davacıya, babası üzerinden hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla bağlanan ölüm aylığının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca kesildiği anlaşılmaktadır. 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlarda yer almamakla birlikte ilk kez 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlığını taşıyan 56. maddesinin ikinci (son) fıkrasında düzenlenen davanın yasal dayanağı niteliğindeki norm 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş, fıkrada “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96'ncı madde hükümlerine göre geri alınır.” düzenlemesine yer verilmiş olup, hükmün Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptali istemiyle yapılan başvurunun, Anayasa Mahkemesi'nin 15.12.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 28.04.2011 gün ve 2009/86 Esas – 2011/70 Karar sayılı kararı ile reddedildiği, dolayısıyla iptal edilmeyen fıkranın yürürlükte olduğu belirgindir. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve özellikle taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu aşamada, özellikle Anayasa'nın

20., 5510 sayılı Kanunun 59., 100., 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 28., 45., 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 3., 45 – 53., 4857 sayılı İş Kanununun 32., 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 6., 24 – 33., 189., 190., 191., 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6., 19., 20., maddeleri ve diğer ilgili mevzuat hükümleri göz önünde bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı, tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı, bildirilen ve dinlenilmesi istenilen tanıkların ifadeleri alınmalı, davalı ile boşandığı eşinin yerleşim yerlerinin saptanmasına ilişkin olarak; muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı ve özellikle dosya arasına alınan ... Valiliği Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğünün 03.01.2013 tarihli yazısında; davacının 5.2.2007 tarihinde TÜİK tarafından tespit edilen adresinin Kırklar Mah. Bağcı Sk. No: 1/4 .../..., davacının boşandığı eşinin ise 10/6/2011 tarihinde müdürlüğe beyan edilen adresinin ... Mah. ... Sk. No:.../... .../... olduğunun anlaşılması neticesinde bu apartmanda oturanlar dinlenilmeli, bu adrese ilişkin elektrik, su, doğalgaz abonekliklerinin kimin ismine olduğunun araştırılması, seçmen bilgi kayıtları getirtilmeli, davacının emeklilik aylığını aldığı anlaşılan Ziraat Bankası .../... şubesine davacının bildirdiği adresinin tespit edilmesi, ihbar dilekçesinde ismi bulunan ...' ın davacının belirtilen adresi çevresinde zabıta araştırılması yapılarak kimliğinin tespitine çalışılması, tespit edilmesi durumunda tanık olarak dinlenilmesi, ihbar dilekçesinde davacının .../...' da oturan ablası ...' in vasıtasıyla emekli aylığının aldığının belirtilmesi ve davacının ablası ...' in 2.2.2012 tarihli Sosyal Güvenlik Denetmenine bulunduğu beyanda; kız kardeşi ...'ın eşinden boşandığını ve kendi evlerinde kaldığını, Kızı ... ve oğlu ...' ı görmek için ...' a gittiğini, kızı ve oğlu ile birlikte ... Mah. ... Sok. No: ... ... adresinde kaldıklarını, beyan etmesi karşısında belirtilen bu adresinin, davacı ve boşandığı eş için oluşturduğu bağlantı ve çelişki açıklığa kavuşturulmalı, boşanılan eş 4857 sayılı Kanun hükümleri kapsamında yer almakta ise adına ödeme yapılabilecek özel olarak açılan banka hesabı bulunup bulunmadığı belirlenmeli, görev yapan anılan mahalle/köy muhtar ve azalarının kanaat edinmeye yeteri kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece, eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog