10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2013/15095 E. , 2013/21999 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacıya başvuru tarihi itibarıyla hak sahibi sıfatıyla ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ve aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hakkında verilen boşanma kararı 17.05.2011 tarihinde kesinleşen davacının, 09.01.1996 tarihinde yaşamını yitiren babası üzerinden kendisine hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla ölüm aylığı bağlanması yönünde davalı Kuruma yaptığı başvurusunun, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının belirlendiği gerekçesiyle davalı Kurumca 2011 yılının 12. ayında gerçekleştirilen işlemle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.
İnceleme konusu davada; Sosyal Güvenlik Kontrol Memurluğu'nca gerçekleştirilen soruşturmada elde edilen somut veri ve saptamalar, bahse konu soruşturma sırasında ifadeleri alınan ... ile ...'ün beyanları, 06.03.2012 tarihinde düzenlenen Emniyet Müdürlüğü araştırma tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile boşandığı eşinin fiili olarak birlikte yaşadıkları belirgindir. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.