Esas No
E. 2017/5379
Karar No
K. 2017/8608
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

10. Hukuk Dairesi

E. 2017/5379 K. 2017/8608 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2017/5379, K. 2017/8608, T. 05.12.2017
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/5379
Karar No
2017/8608
Karar Tarihi
05.12.2017
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

10. Hukuk Dairesi         2017/5379 E.  ,  2017/8608 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, yaşlılık aylığı bağlanması ile hak edilen aylıkların ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacının tüm, davalı kurumun sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

02.07.2012 günlü tahsis başvurusu üzerine 1989 - 2012 yılları arası 5.939 prim sayısı üzerinden 01.08.2012 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanan davacı; 22.02.2012 günlü tahsis başvurusunun varlığından hareketle, 01.03.2012 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığı bağlanmasını ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir.

Dava dosyası, sigortalıya ait sicil dosyası içerisinde 22.02.2010 tarihli bir tahsis başvuru dilekçesinin bulunmaması ve taraflarca da ibraz edilememesi; giderek, 22.02.2010 tarihli dilekçeye karşılık olarak verildiği anlaşılan 11.03.2010 tarihli cevabi kurum yazısı içeriği ile anılan yazının, tahsis işleminde yetkili olmayan sosyal güvenlik merkezi memurunca düzenlenmiş olduğunun anlaşılması karşısında, yukarıda bahsedilen 22.02.2010 tarihli başvurunun tahsis talebi olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle aksi şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, hükmü temyiz eden davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05/12/2017gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog