14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2016/3158 E. , 2018/8128 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 02.07.2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.02.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili; 197, 307, 762, 781, 1102, 1104, 1150, 1241 ve 1353 parsel sayılı taşınmazlarda ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar vermiştir. Hükmü, davalılar ... ve ... temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, dava konusu 762, 781, 1102, 1104,1150, 1241 ve 1353 parsel sayılı taşınmazlar yönünden mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle 492 sayılı Harçlar Kanununun eki Tarifenin "Karar ve İlam Harcı" başlığı altında düzenlenen hükmü uyarınca karar tarihi itibariyle gayrimenkulün satış bedeli üzerinden alınacak harcın binde 11.38 olması gerekirken hüküm sonucunda binde 9,9 olarak gösterilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bu yönde düzelterek onama kararı vermek gerekmiştir.
2.Dava konusu 197 parsel sayılı taşınmazda ... lehine kamulaştırma şerhi bulunduğu anlaşılmakla, kamulaştırmaya ilişkin belgeler getirtilerek kamulaştırma işlemlerinin kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması, kamulaştırma işlemleri kesinleşmiş ise kamulaştırılan kısmın ifrazı için davacı tarafa uygun bir süre verilmesi ve taşınmazın kalan kısmının ortaklığının giderilmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ayrıca dava konusu 307 parsel sayılı taşınmaz dava dışı "..." adına kayıtlı olduğundan, taraflarla ilgisi olmayan bu taşınmazın satışına karar verilmesi de doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.