14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2018/2900 E. , 2019/1073 K.
"İçtihat Metni" 14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28.12.2009 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.11.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.
2.3402 sayılı Kadastro Kanunun 12/3. maddesi uyarınca kadastro tutanaklarında belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere, tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.
Somut olayda; dava konusu 212 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının 11.01.1991 tarihinde düzenlendiği, ölünceye kadar bakım borçlusu tarafların murisi ...'ın ölüm tarihinin 01.06.1991 tarihi olduğu, anılan parsel tutanağının ise 15.08.1991 tarihinde kesinleştiği, görülmekte olan davanın 28.12.2009 tarihinde açıldığı sabittir.
Bu durumda, davacının ölünceye kadar bakma akdi ile adına tescilini isteme hakkının murisin ölüm tarihi ile doğduğu gözönüne alındığında davanın tespit öncesi nedene dayanmadığı sonucuna varılmaktadır. Ne var ki, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 146. maddesi uyarınca alacak hakkının on yıllık zamanaşımına uğradığı ve davalılar ... ve ... vekilinin zamanaşımı savunması bulunduğundan mahkemece bu nedenle anılan parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hak düşürücü sürenin geçmiş olması gerekçesi ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; davanın reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK’nun 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesinin düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.