11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2019/255 E. , 2019/870 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
... Emniyet Müdürlüğü teknik büroda, iletişimin tespiti taleplerine dayanak yapılan ön araştırma raporları düzenlemeye yetkili ve görevli polis memuru olarak görev yapan sanığın, olay öncesine dayanan tanışıklığı bulunan ve kendi aracılığıyla bir kurum avukatlığına müracaat eden katılan ... hakkında “uyuşturucu madde kulandığı”na dair ibarelerin yer aldığı 09.10.2004 tarihli ön raporu tamamen sahte olarak oluşturduğu iddiasıyla sanık hakkında memurun resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasında; sanığın, suça konu ön inceleme rapor içeriğinin doğru olduğunu, bu raporu düzenleyerek o zamanki emniyet amiri rütbesinde bulunan Murat beye verdiğini, fakat onun tarafından işleme alınıp alınmadığını bilmediğini savunması karşısında;
1.Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma niteliği bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu da göz önüne alınarak, belge aslı getirtilerek duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatma niteliği bulunup bulunmadığının ve hukuki sonuç doğurmaya elverişli olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılması, belge aslının tartışılarak, denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması,
2.Sanık hakkında, içerik itibarıyla sahte olduğu iddia edilen dava konusu belgeyi düzenleyerek, emniyet kayıtlarında uyuşturucu madde kullananlar listesinde bulunduğunu söylemek suretiyle kaydının silinmesi karşılığında katılandan para talep ettiği iddiasıyla “irtikapa teşebbüs” suçundan açılan....
3.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/576 esas, 2014/165 karar sayılı dosyası getirtilip incelenerek; ayrıntılı özetinin tutanağa geçirilmesi ve bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin dosya içerisine alınması,
3.Sanığın sorgusunda adı geçen .... simli amirinin kimlik bilgileri sanığa sorularak, sanığın savunması doğrultusunda CMK’nin 48. maddesi gereğince çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi, Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
4.Kabule göre;
a)Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun cezası, 765 sayılı TCK'nin 339/1. maddesinde 3 yıldan 10 yıla kadar ağır hapis; 5237 sayılı TCK'nin 204/2. maddesinde ise 3 yıldan 8 yıla kadar hapis olarak öngörülmesi; her iki kanundaki cezanın alt sınırının aynı olması ve temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde düzenlenen ve kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı TCK'nin de bulunmadığı ve 5252 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca kanunlarda öngörülen “ağır hapis” cezalarının “hapis” cezasına dönüştürüldüğü dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nin aleyhe sonuç doğurduğu gözetilmeden ve lehe yasa tespiti yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Hükümden sonra 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 24.01.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.