19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/1165 E. , 2013/17964 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı malın değiştirilmesi-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ve davalı vek. Av. ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR-
Davacılar vekili, davacı ...nin davalıdan hidromek marka ekskavatörü 30.03.2007 tarihli fatura ile satın alıp, diğer davacı ....Ltd.Şti.ye (kiracı) finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığı ekskavatörün davalı yanca davacı kiracıya 04.04.2007 tarihinde teslim edildiğini, ekskavatörün ilk olarak garanti süresi içinde 500 motor saatinde, teslimden yaklaşık iki ay sonra arızalandığını, arızanın giderildiğinin yetkili servis tarafından belirtildiği halde arızanın tekrarladığını, davacının iğfal edildiğini, ayıplı malın değişimi ve uğranılan maddi zararın ödenmesi için keşide edilen ihtarnameden sonuç alınamadığını, tespit bilirkişisince makinada tasarım ve imalat hatası olduğunun belirlendiğini belirterek, davacı-alıcı ...ye ayıplı satılan ekskavatörün ayıptan ari misliyle değiştirilmesine, davacı-kiracı ... Paz.Ltd.Şti.nin ayıplı mal dolayısıyla uğradığı 104.225.00 TL.maddi zararın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında finansal kiralama sözleşmesinin sona erip, kira ve devir bedelleri ödenip, iş makinası devir sözleşmesi ile davacı kiracı tarafından devralındığını, davaya devir alan tarafça devam edildiğini beyan etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iş makinasını davacılardan ...ye sattığını, diğer davacı ile direkt bir hukuki bağı bulunmadığını, davacılar arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığını ileri sürerek husumet itirazında bulunduğu gibi TTK.nun 25.maddesi gereğince süresinde ve usulüne uygun şekilde ayıp ihbarında bulunulmadığını, malın tesliminden itibaren üç yılı aşkın süre geçtiğinden zamanaşımının da dolduğunu, pilot pompanın garanti kapsamında olmadığı halde müşteri memnuniyeti ilkesince bir kereye mahsus olarak değiştirildiğini, makinanın ayıplı olmadığını, garanti kapsamında bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre, makinada üretim hatası olup, ayıbın kullanım süresince ortaya çıkan gizli ayıp olduğu, satıcının ayıba karşı tekeffülü şartları gerçekleştiğinden nizalı makinanın ayıpsız benzeriyle değişiminin talep edilebileceği, davacının ayıptan dolayı fazladan kullanılan yağ ve yakıta ilişkin olan bedeli, makinanın çalışmadığı günlere ilişkin iş kaybı zararını isteyebileceği gerekçeleriyle davacı ....Nak.Gıda İnş.Müh.Tur.Hayv.San.ve Tic.Ltd.Şti.nin davasının kabulüne, dava konusu ayıplı ekskavatörün davalı yanca aynı model ve nitelikte yeni bir ekskavatör ile değiştirilmesine, ayıplı ekskavatörün davalıya iadesine, belirlenen şekilde değişimin mümkün olmaması halinde İİK.nun 24/4-5.maddesi uyarınca işlem yapılmasına, 104.225.00 TL.maddi tazminatın davalıdan tahsiline, faiz isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin husumete yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, gizli ayıplı malın ayıptan ari misli ile değiştirilmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu iş makinasının 04.04.2007 tarihinde davacı tarafa teslim edilmiş olduğu dosya içeriği ile sabittir.
Davalı vekili, 07.07.2009 tarihli dilekçesi ile usulüne uygun şekilde zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
TTK.nun 25/4.maddesi uyarınca, ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanan ticari satışlarla ilgili davalarda zamanaşımı süresi (6) ay ise de, satılanın daha uzun bir süre garanti kapsamına alınması durumlarında garanti süresi sonuna kadar dava açılabilir. Öte yandan satıcı, alıcıyı iğfal etmiş ise, yasada öngörülen zamanaşımından yararlanamaz (B.K.m.207/son). Hal böyle olunca mahkemece tarafların tacir, satımın ticari olduğu, davalının zamanaşımı def’inde bulunduğu dikkate alınarak somut olayda davanın süresinde açılıp, açılmadığı hususunun öncelikle karar yerinde irdelenip, gerekçeleri de gösterilmek suretiyle bu konuda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.