19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/10134 E. , 2013/18151 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili; müvekkilinin kendisine ait işyerinde zirai ilaç üretimi ve satımı işi yaptığını, müvekkilinin üretimde kullanmak üzere davalı şirketin satmış olduğu zirai ilaçta dolgu maddesi olarak kullanılan ksılen maddesini almak için davalı şirket ile sözlü olarak anlaştığını, müvekkilinin davalı şirkete kısım kısım teslim edilmesi koşulu ile 4.900 lt. ksılen maddesi için toplam 10.000,00 TL olmak üzere 30/03/2007 tarihli 2.000,00 TL'lik, 25/04/2007 tarihli 2.700,00 TL'lik 2 adet müşteri senedini cirolayarak ve ayrıca kendisinin keşide ettiği 24/10/2007 vade tarihli 5.300,00 TL'lik senedi önceki tanışıklığa güvenerek mal teslimi yapılmadan verdiğini, ancak davalı şirketin mal teslimi yapmadığı gibi söz konusu senetleri iade de etmediğini, akabinde senetleri icra takiplerine konu yaptığını, mal karşılığı verilen senetlerin mal teslim edilmediğinden bedelsiz kaldığını belirterek müvekkilinin anılan senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının müvekkili ile satın almak üzere anlaştığını iddia ettiği ksılen maddesinin müvekkili şirketin pazarladığı ürünler arasında bulunmadığını, müvekkili ile davacı arasında doğrudan bir ticari ilişki olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı tarafça senetlerin alınacak mal karşılığı verildiğinin belirtilmesine rağmen taraflar arasında mal alım satımına yönelik her hangi bir ticari ilişkinin kurulmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalının dava dışı MSA firması ile arasındaki ticari ilişkiden dolayı davalı şirkete geçen davacı ...'a ait ... Bankası ... Şubesi'nin 30/05/2006 tarihli 22.500,00 TL bedelli çeki dolayısı ile oluştuğu, söz konusu çekin 12.500,00 TL'lik bölümünün davacı tarafından davalıya nakit olarak ödendiği, kalan 10.000,00 TL'lik bölüm için ise davacının ortak ve müdürü olduğu ...Ltd. Şti. tarafından davalıya 01/09/2006 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli senet verildiği, senet bedelinin 27/12/2006 tarihli belge ile ödenmiş bulunduğu, taraflar arasındaki ihtilafın bu ödemenin nakit mi yoksa dava konusu edilen senetlerle mi yapıldığı konusunda oluştuğu, ...Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtlarında söz konusu senet için her hangi bir peşin ödemenin görülmediği, 01/09/2006 tarihli 10.000,00 TL bedelli senedin dava konusu edilen senetler verilerek ödenmiş olduğu, bu sebeple davacının dava konusu senetler ile ilgili davalı tarafa borcunun devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı davalıdan sipariş ettiği mallara karşılık dava konusu senetlerin verildiğini, ancak davalının malları teslim etmemesi nedeniyle senetlerin karşılıksız kaldığını iddia etmiş, davalı taraf ise davacı ile aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, dava dışı MSA isimli firma ile aralarındaki ticari ilişki nedeniyle kendisine verilen ve davacının keşidecisi olduğu 22.500,00 TL bedelli çekin 12.500,00 TL'sinin ödendiğini, bakiye 10.000,00 TL'lik bölümü için keşidecisi ...Ltd. Şti. olan 10.000,00 TL bedelli bir bononun verildiğini, bu bono ödenmeyince dava konusu senetlerin onun yerine düzenlenip verildiğini savunmuş ve delil olarak 27/12/2006 tarihli belgeye dayanmıştır.
Tarafların açıklanan bu iddia ve savunmaları karşısında somut olayda ispat külfeti, dava konusu senetlerin, keşidecisi ...Ltd. Şti. olan 10.000,00 TL'lik bonoya karşılık verilen senetler olduğunu savunan davalı tarafa aittir. Her ne kadar dava konusu senetlerden birinde malen kaydı bulunmakta ise de davalı, davacı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığını açıkladığına göre, bu kayıt da ispat külfetinin davalıda olduğu hususunu değiştirmez. Davalının delil olarak dayandığı 27/12/2006 tarihli belgede 10.000,00 TL'lik senet bedelinin ödenmesi nedeniyle senedin iade edildiği belirtilmiş olup iade edilen senede karşılık yeni senet düzenlendiği konusunda herhangi bir açıklamaya yer verilmemiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 114'üncü maddesi uyarınca borcun tecdidi (yenilenmesi)'nin akitten açıkça anlaşılması gerekir. Kambiyo senedi düzenlenmesi tek başına bononun tecdidi (yenilenmesi) anlamına gelmez. Mahkemece belirtilen bu ilkeler gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.