20. Hukuk Dairesi
20. Hukuk Dairesi 2012/12643 E. , 2013/3182 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında,.... Köyü, 105 ada 2 parsel sayılı 12017,39 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih 736 tahrir numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... adına, 108 ada 4 parsel sayılı 3513,35 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih 738 ve 739 tahrir numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... adına, 108 ada 5 parsel sayılı 2842,89 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih 738 ve 739 tahrir numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... adına, 108 ada 9 parsel sayılı 1790,07 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih 738 ve 739 tahrir numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... adına, 108 ada 10 parsel sayılı 227,82 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği ile Hazine adına, 108 ada 11 parsel sayılı 422,51 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1936 tarih 738 ve 739 tahrir numaralı vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile ... adına tesbit edilmişler, ancak, daha sonra kadastro komisyonunca taşınmazların 2863 sayılı Kanunun 11. maddesini değiştiren 5226 sayılı Kanunun 5. maddesi uyarınca 1. derecede doğal sit alanı içinde kaldıklarından söz edilerek kadastro tespitlerinin iptali ile 108 ada 10 parsel, ham toprak; diğer taşınmazların ise, tarla niteliğiyle Hazine adına tespitlerine karar verilmiştir.
Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazların adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazların kadastro komisyon kararlarının iptal edilerek 105 ada 2, 108 ada 4, 5 ve 11 parsellerin davacı adına, 108 ada 9 parselin ..., 108 ada 10 parselin ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.12.2009 tarih ve 2009/8911-19359 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazların 1958 tarihli hava fotoğrafında ve tarihini belirtmediği memleket haritasında açık alanda gözüktüğünü, orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamış ise de fen bilirkişi ile ortak yaptığı aplikede 108 ada 4, 5 ve 9 parselleri hava fotoğrafında kısmen koyu alanda işaretlediği gibi 105 ada 2 parselin ise memleket haritası ve hava fotoğrafındaki konumunu göstermemiştir. Bu durum hükme yeterli olmayıp, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde duraksama olmuştur. Diğer taraftan, ...; 108 ada 10, ... 108 ada 11, ... 105 ada 2, 108 ada 4 parsellerin 2863 sayılı Kanun kapsamında olmadığı iddiasıyla, adlarına tapuya tescili istemiyle ayrı ayrı dilekçe verdikleri ve tescil istemli dilekçeler 3402 sayılı Kanunun 26/D maddesi uyarınca katılma niteliğinde oldukları halde, mahkemece ..., ... ve ...’a katılma dilekçelerini harçlandırmaları için uygun bir önel verilmemiştir. Bunlardan ayrı; ...’nün usulüne uygun açılmış davası ve mevcut davaya katılımı olmadığı halde, 108 ada 9 parsel ... adına tescil edilmiştir. Diğer taraftan; mahkemece 2 keşif yapılmış olup keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, çekişmeli taşınmazların zilyetleri yönünde farklı ve çelişik beyanda bulundukları halde, mahkemece değinilen çelişki üzerinde durulup yöntemince giderilmemiş, kadastro tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenmemiştir. Bu sebeplerle mahkemece, öncelikle ..., ... ve ...’a katılma dilekçelerini harçlandırmaları için uygun bir önel verilmesi, verilen önel içinde katılma harcını mahkeme veznesine depo etmeleri ve ...’nünde davaya katılımı halinde delil ve belgelerinin istenmesi, daha sonra ise, usûlüne uygun orman ve zilyetlik araştırması yapılması gerektiği”ne değinilmiştir.
Bozma sonrasında katılanlar Ahmet, Şeref ve ... 14.06.2010 tarihli, ..., 22.10.2010 tarihli harçlı dilekçeleriyle, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, 105 ada 2 ve 108 ada 4 ve 10 parsellerin ..., 108 ada 9 parselin ..., 108 ada 11 parselin ..., 108 ada 12 sayılı parselin ... adına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu taşınmazların kadastro tesbitlerinin iptali ile, Boğaziçi Köyü, 105 ada 2 ve 108 ada 10 parsel sayılı taşınmazların tamamının, 108 ada 4, 5 ve 9 parsel sayılı taşınmazların ise, 12.03.2012 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen sırasıyla 182,30 m², 874,84 m² ve 173,36 m² yüzölçümündeki bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine adına, 108 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tamamının katılan ... adına, 108 ada 4, 5 ve 9 parsel sayılı taşınmazların ise, 12.03.2012 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen sırasıyla 3331,05 m² yüzölçümündeki bölümünün katılan ... adına, 1968,05 m² yüzölçümündeki bölümünün davacı ... adına, 616,71 m² yüzölçümündeki bölümünün katılan ... adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından kabule konu taşınmazlar yönünden temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmü uyarınca yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, özellikle uzman orman bilirkişi kurulu tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, çekişmeli 108 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tamamıyla, 108 ada 4, 5 ve 9 parsel sayılı taşınmazların ise krokide (B) harfi ile gösterilen bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişiler yararına bu taşınmaz ve taşınmaz bölümleri yönünden 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, hâkim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK. madde 26/l) ve iki taraftan birinin talebi olmaksızın re'sen bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz (HMK.md.24/l). Somut olayda, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açan davacı gerçek kişi ve katılanların 105 ada 2 ve 108 ada 10 parsel sayılı taşınmazların tamamı, 108 ada 4, 5 ve 9 parsel sayılı taşınmazların ise krokide (A) ile gösterilen bölümleri yönünden davaları reddedildiğine ve Hazine veya Orman Yönetimi tarafından taşınmazların orman olduğu iddiasıyla açılan bir dava da bulunmadığına göre, redde konu 105 ada 2 ve 108 ada 10 parsel sayılı taşınmazların tamamıyla, 108 ada 4-5 ve 9 parsel sayılı taşınmazların ise krokide (A) ile gösterilen bölümlerinin kadastro komisyon kararı gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken,
HMK'nun 24 ve 26. maddelerine aykırı bir şekilde taşınmazların re’sen kararla orman vasfıyla tapuya tesciline karar verilmesi isabetsizdir. Ancak, belirtilen bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasının, (A) bendinin alt (2) sayılı, (B) bendinin alt (2) sayılı, (D) bendinin alt (2-a) sayılı, (E) bendinin alt (2-a) sayılı, (F) bendinin alt (2-a) sayılı bendleri hükümden tamamen çıkartılarak, (A) bendinin alt (2) sayılı bendi yerine "Dava konusu Muğla ili, Fethiye ilçesi, Boğaziçi Köyü, 105 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon kararı gibi tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması, B” bendinin alt (2) sayılı bendi yerine, “Dava konusu Muğla ili, Fethiye İlçesi, Boğaziçi Köyü, 108 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon kararı gibi tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması, (D) bendinin alt (2-a) sayılı bendi yerine, 108 ada 4 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen 182,30 m² yüzölçümündeki bölümünün 108 ada 4 parsel sayısıyla kadastro komisyon kararı gibi tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması, (E) bendinin alt (2-a) sayılı bendi yerine, "108 ada 5 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen 874,84 m² yüzölçümündeki bölümünün 108 ada 5 parsel sayısıyla kadastro komisyon kararı gibi tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması, (F) bendinin alt (2-a) sayılı bendi yerine, “108 ada 9 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen 173,36 m² yüzölçümündeki bölümünün 108 ada 9 parsel sayısıyla kadastro komisyon kararı gibi tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla H.U.M.K.'nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 25/03/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.