14. Hukuk Dairesi
14. Hukuk Dairesi 2012/15106 E. , 2013/14941 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.01.2011 gününde verilen dilekçe ile ... kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.02.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava, ... kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, ... maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu'nun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı vekili 23.05.2011 tarihli ıslah dilekçesinde, dava konusu 544 ada 5 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden "... oğlu ..." ve "... oğlu ..."un aslında murisi "... oğlu ..."la aynı kişi olduğunu, kadastro sırasında yanlışlıkla "..."ın isminin ayrı ayrı şahıslara aitmiş gibi pay verilerek kayıt yapıldığını belirterek ... kaydının düzeltilmesini talep etmiştir.
Dava konusu parselin kadastro tutanağının incelemesinde, taşınmazın satış suretiyle oluşan eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak "... oğlu ..."a aitken ölümü ile mirasçılarına kaldığı belirtilerek mirasçıları adına kaydedilmiştir. Buna göre ... kaydında kimlik bilgilerinin yanlış yazıldığı ileri sürülen ... ile davacı ... kardeştir. ...'un verasete esas nüfus kaydına göre, davacı ...'ın mirasçısı olmadığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere tapuda kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasını ancak ... maliki ile mirasçıları açabilir. Bu durumda mahkemece, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.