19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/1509 E. , 2013/18725 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili duruşmalı ve davalı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de davacı vekili 19.11.2013 tarihli dilekçesi ile duruşma talebinden vazgeçtiğini bildirmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Dava, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinden doğan borç nedeniyle mükerrer olarak yapıldığı iddia edilen icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, tahsilatta mükererlik olmamak şartıyla aynı alacak için farklı takipler yapılabileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; aynı alacak için tanzim edilerek verilen bononun ipoteğin varlığına rağmen takibe konu edilmesinde İİK 45 ve 167. maddeleri uyarınca tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile yasal bir engel bulunmadığı ancak bu durumda bono ile girişilen icra takip tarihindeki banka alacağının net olarak belirlenmesi ve bu miktar üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatılması gerektiği davacının davalı bankaya borcunun 152.936.98 TL olduğu halde davalının 197.860,00 TL üzerinden takip başlattığı 44.923,02 TL üzerinden fazla olarak takibe konulduğu gerekçeleriyle davanın kısmen ile davacının 44.923,02 TL üzerinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davalı bankanın alacağının tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi ve kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takipleri yapmasında usulsüzlük bulunmamakta ise de, hükümde tahsilde tekerür olmamak kaydına yer verilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemesi ve kısmen reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.