3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2012/11980 E. , 2012/22508 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 48.284,09 TL taviz alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden temyiz eden davacılar vekili Av.Şener Bayar geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı ve vekili gelmedi. Gelen davacılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin karara bağlanması için belirlenen güne dosyanın bırakılması uygun görüldü. Belirli gün ve saatte dosyadaki bütün kâğıtlar okunarak, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili; ... İli ... İlçesi ... Mahallesinde kâin 37 Ada 1 parselde kayıtlı taşınmazda paydaş olan müvekkillerinin bu paylarını satmak istediklerinde tapu kaydı üzerinde vakıf şerhi bulunması nedeniyle davalı idareye 48.284,09 TL taviz bedeli ödemek zorunda kaldıklarını, taşınmazın müvekkillerinin murisi ... tarafından satın alınarak üzerine bina inşa edildiğini, murisin vefatından sonra ise taşınmazın miras yolu ile müvekkillerine intikal ettiğini, ancak bu aşamalarda bulunmayan vakıf şerhinin sonradan yasal dayanağının bulunmamasına rağmen taşınmaz üzerine konulduğunu, diğer taraftan taşınmaz üzerindeki ... Vakfına ait şerhin gayri sahih olduğunu ileri sürerek; 48.284,09 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; ... Vakfının sahih vakıflardan olduğunu, bu nedenle sahih vakıflar için taviz bedeli ödenmesinin yasaya uygun olduğunu savunarak; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ...Vakfının sahih vakıflardan olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 16.02.2009 gün ve 2008/21001 E. 2009/1999 K. sayılı ilamı ile “Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın tavize tabi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Taviz bedeline tabi olan vakıf şerhli taşınmazlar, çıplak mülkiyeti vakfa ait “sahih vakıf” niteliğindeki bir vakıf şerhini taşıyan taşınmazlardır. Devlete ait miri arazi üzerinde padişah veya onun izin verdiği kişiler tarafından kurulmuş "gayri sahih" vakıflar taviz bedeline tabi değildir. Mahkemece kök tapu bütün tedavülleriyle birlikte dosyaya getirtilip, bilirkişi tarafından şerhe konu vakfın sahih olup olmadığı yönünde rapor temin edilip, gayri sahih vakıf olduğunun tesbiti halinde tavize tabi olmadığı değerlendirilerek ödenen bedelin iadesine, aksi takdirde talebin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile belirtilen şekilde karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.” gerekçesi ile bozulmuştur.Bozmaya uyan mahkemece; tapu kaydı tüm tedavülleri ile birlikte getirtildikten sonra, dosya talimat mahkemesi kanalı ile bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş ve alınan bu rapor ile dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarında evveliyatından beri sahih vakıf olan ... Vakfı şerhinin bulunduğu, taşınmaz için 1938 yılında eksik taviz bedeli ödendiği, dolayısı ile davacılardan alınan taviz bedelinin eksik ödenen bu bedele ilişkin olması nedeniyle yasal olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK. nun 275 ve devamı (HMK. nun 266 ve devamı) maddeleri gereğince çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi, raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri göstermek zorundadır. Ayrıca raporu hazırlayan kişinin konusunda uzman olması gerekir.
Dava dilekçesindeki iddialar ve davacının talebi dikkate alındığında talimat mahkemesince bilirkişi olarak görevlendirilen hukukçu (avukat) ve emekli vakıflar genel müdürlüğü idarecisinin bu konuda uzman olmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereği yerine getirilmemiş, konusunda uzman olmayan bilirkişinin verdiği rapor hükme esas alınarak usul ve yasaya aykırı karar verilmiştir.Buna göre mahkemece yapılacak iş; davacılara ait taşınmaz üzerine konulan vakıf şerhinin sahih olup olmadığının tespiti amacıyla Hukuk Fakültelerinin Medeni Hukuk kürsülerinde görevli öğretim üyelerinden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulundan, gerekirse mahallinde keşif de yapılmak suretiyle hükme esas teşkil edecek nitelikte rapor alınması ve ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekâlet ücretinin davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.