11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2011/2460 E. , 2013/3478 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18...2010 tarih ve 2003/56-2010/578 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi bir kısım davalılar vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen ....02.2013 günü hazır bulunan davacılar vekili Av....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalıların yönetim kurulu üyeliği yaptığı anonim şirket ile müvekkilleri arasında portföy sözleşmesi imzalandığını, hesaplarına nemalandırmak üzere paralar yatırdıklarını, ....08.2002 tarihine kadar düzenli bilgi verildiğini, 16.08.2002 tarihinde aracı şirkete SPK tarafından el konulduğunu, tedrici tasfiyeye girdiğini, müvekkillerinin hesaplarındaki paraların ödenmesini istediklerini, tedrici tasfiyeyi yapan Yatırımcıları Koruma Fonu (Merkezi Kayıt Kuruluşu)'nun şirket kayıtlarında alacaklarının bulunmadığı yönünde cevap verdiğini, itirazlarının karşılanmadığını, son zamanlarda kendilerine gönderilen ekstrelerin düzmece olduğunun ortaya çıktığını, hesaplarından talimatları olmadan usulsüz ödemeler yapıldığını, davalı yöneticilerin meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, toplam 493.373.585.285 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, davanın şirkete açılması gerektiğini, esasen işlemin yapıldığı tarihte yönetici olmadığını, işlemlerin davalı ... tarafından gerçekleştirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, haksız yere aracı şirkete el konulduğunu, davanın Yatırımcıları Koruma Fonuna karşı açılması gerektiğini, işlemleri bildiklerini, hesabı kontrol etmemeleri gibi bir durumun olamayacağını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, davanın salt davalı ...'ın soyut bir beyanıyla açıldığını, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, Fon' dava açılmasının zorunlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların davalıların yönetici olduğu dava dışı Karon Menk. Değ. A.Ş'ye nemalandırmak üzere paralar yatırdıkları, ancak yatırılan paraların nemalandırılmadığı, ödenmediği halde kayıt dışı işlemlerle davacılara ödenmiş gibi gösterildiği, dava dışı şirkete Fon tarafından el konulduğu, davacılara bir kısım ödeme yapıldığı, uyuşmazlık konusu miktarın ise ödenmediği, zararlarının giderilmediği, davalı ...'ın hileli işlemleri yaptığı, bu nedenle emniyeti suistimal suçundan mahkum olduğu, hileli işlemlerin bilirkişi raporuyla da tespit edildiği, esasen bu davalının başka dosyalarda işlemlere ilişkin kabul beyanının bulunduğu, diğer yönetici davalıların işlemlerin yapıldığı tarihte yönetim kurulu üyesi oldukları, BK'nun 41, ...'nun 336, 337 ve 320. maddeleri uyarınca müteselsilen sorumlu bulundukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 493.373.57 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, bir kısım davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalıların, davacıların portföy sözleşmelerini imzaladıkları dava dışı Karon Men. Değ. A.Ş'nin yöneticileri olduklarının anlaşılmasına, işbu davanın doğrudan uğranılan zararın anonim şirket yöneticilerinden tazmini istemine ilişkin olmasına, davacıların hesaplarının emir ve talimatları olmadan usulsüz şekilde tasarruf edilerek şirket işlerinde kullanıldığının sabit bulunmasına, yöneticilerin meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına, uyuşmazlığa tatbiki gereken mülga ...'nun 309/son maddesi uyarınca sorumlu olan kimselere karşı tazminat isteme hakkının davacının zararı ve sorumlu olan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukundan itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağının, cezayı gerektiren bir fiilden kaynaklanması halinde ceza zamanaşımının uygulanacağının hükme bağlanmış bulunmasına, davalıların yönetici olduğu dava dışı şirketin faaliyetinin durdurulmasından bir gün öncesine kadar davacılara gerçek durumu yansıtmayan hesap ekstresi gönderilmiş olmasına, dava dışı şirkete 16.08.2002 tarihinde el konulmuş bulunulmasına, davacıların dava konusu ettiği alacaklarının ödenmesi için dava dışı Yatırımcıları Koruma Fon'una yaptıkları başvurunun reddi sonrasında temyize konu davayı zamanaşımı süresi dolmadan ....01.2003 tarihinde açmış bulunmalarına göre, davalı ... dışındaki davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.