11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2012/18522 E. , 2013/3569 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/.../2010 tarih ve 2009/368-2010/594 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Tolga Aksüt İnş. Taah. Ltd. şirketinin ortağı ve yetkilisi olduğunu, 31.07.2007 tarihinde hisselerini devrettiğini, şirketin davalı banka ile genel kredi sözleşmesi tanzim ettiğini, kendisinin de müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğunu, aynı zamanda kendilerine ait taşınmazı ipotek olarak verdiklerini, şirketten ayrıldığı tarihte bankaya yazdıkları dilekçede, ipoteğin kaldırılmasını ve bundan sonra doğacak kredilerde kefaletlerinin bulunmadığını belirttiklerini, ancak bankanın buna rağmen ipoteği kaldırmadığı gibi, ....2008 tarihli ihtarname ile dava dışı şirketin borcunu davacıdan talep ettiğini, ipoteğin kaldırılmaması nedeniyle tasarruf haklarının engellendiğini, yine bankanın iki adet şirketin keşidecisi olduğu çekten dolayı savcılığa ihbarda bulunduğunu, müvekkilinin kimlik bilgisi ve imza sirkülerini ihbara eklediğini, oysa bu tarih itibariyle davacının şirket yetkilisi olmadığını bildiğini, bu olay nedeniyle gıyabında yapılan yargılamada ceza aldığını, sonradan yargılamanın iadesi talebi ile beraatine karar verildiğini, suçun sabıkasına işlenmesi nedeniyle de maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 500 TL maddi ve ....000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini taep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ihbara imza sirkülerini eklemelerinin herhangi bir bağlayıcılığı bulunamadığını, sicile yazılacak müzekkere ile şirketin gerçek yetkilisinin öğrenilebileceğini, çekteki imzanın davacıya ait olduğunu, ayrıca dava dışı şirketle imzalanan genel kredi sözleşmesini davacının kefil olarak imzaladığını, ipoteğin kaldırılmasının talep edildiği tarih itibariyle riskin devam ettiğini, kredi sözleşmesinin .... maddesinde kefaletin şirketin önceki ve sonraki tüm borçlarını kapsadığının belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, bankanın çeklere ilişkin suç ihbarında elindeki belgeleri ibraz ettiği, davacının suçlu olup olmadığı hususunun savcılık ve mahkemece resen toplanacak delillerle belirleneceği, bankanın suç tarihinde şirketin temsilcisinin kim olduğunu tespit etme yükümlülüğü bulunmadığı, yine davacının genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzaladığı, sözleşmenin .... maddesinde kefaletin açılacak bütün kredileri kapsadığının belirtildiği, sözleşmedeki bu düzenleme gereğince davacının, BK'nun 492, 493, 494. maddeleri uyarınca dilediği zaman kefaletten ayrılamayacağı, ayrıca ipoteğin kaldırılmasının talep edildiği 31.07.2007 tarihi itibariyle teminat mektubundan dolayı riskin devam ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak, mahkemece davalı taraf lehine maddi tazminattan dolayı 1.200 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa, talep edilen 500 TL maddi tazminatın Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre nispi hesabı 1.200 TL olmadığı gibi, tarifenin ikinci kısmına göre maktu vekalet ücreti 1.000 TL olmakla, .... madde hükmü uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin bu miktardan az olmaması gerektiği halde, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7 madde uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.