19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/13640 E. , 2013/18866 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin ... Hırdavat firmasında işçi olarak çalıştığını, işverenin manevi baskı ve ısrarı ile 7.500-TL bedelli açık bonoyu teminat olarak imzalayıp verdiğini, ancak işveren tarafından bononun doldurularak davalı bankaya kredi alabilmek için ciro edildiğini, senedin teminat senedi olduğunu bilen banka tarafından ...
5.İcra Müdürlüğü' nün 2008/6709 sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, müvekkilinin davalıya 7.500-TL borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın senedi ciro yoluyla iyiniyetli iktisap eden 3. kişi konumunda olduğunu, davacının işvereni olan davadışı ...’ın bankadan kredi alırken verdiği senetlerin kredi borcunu ödememesi nedeniyle takibe konulduğunu,
TTK 559. madde gereğince keşidecinin senedi ciro yoluyla devralana karşı kişisel def'ilerini öne süremeyeceğini, ancak müvekkili bankanın senedi iktisap ederken kötüniyetli olduğunu ispatlarsa bu def'ileri ileri sürebileceğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının davaya konu senedin işvereninin manevi baskı ve ısrarı ile teminat senedi olarak verildiğini ve senedin bedelsiz olduğunu iddia ettiği, tanık ...' ın davacının işvereninin eşi olup, işverenin işçisinden bedelsiz senet alıp kredi kullanmış olması olgusu karşısında bu tanığın beyanına itimatla yaklaşıldığı, tanık anlatımları birarada düşünüldüğünde, banka tüzel kişiliğinin bedelsizlik iddiasını bilmesi ile banka çalışanlarının bilmesi arasında fark olduğu, bu konuda banka çalışanlarıyla sıkı ilişkilerin bulunmasından bedelsizlik iddiasının tüzel kişi olan banka tarafından bilindiği sonucuna varılamayacağı, bu nedenle davalı banka tüzel kişiliğinin açık, tartışmasız ve somut olarak kötüniyetli olduğu sonucuna varılamadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.