8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/13234 E. , 2018/17327 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 111 ada 103 parselde davacı, davalı ..., dava dışı ......’in elbirliği halinde malik olduklarını, davalı ...’ın taşınmazdaki hissesini 26.07.2002 ve 06.09.2004 tarihli belgelerle davacıya sattığını, ancak tapuda intikal yaptırmaktan kaçındığını belirterek, davalı ...’ın hissesinin tamamının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
Davalı vekili, 2002 ve 2004 tarihli belgelerde boşa imza atıldığını, sözleşme kapsamında alınan paranın da taşınmazın değerinin çok altında olduğu tespit edilir edilmez iade edildiğini, taşınmazın teslim edilmediğini beyan ederek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının fen bilirkişi raporunda gösterilen B ve C harfli kısımları mirasçılar arasındaki paylaşım sonrasında kullanmaya devam ettiği, A harfi ile gösterilen kısmı davalının adi yazılı senetle davacıya sattığı ve parasını nakden aldığını beyan ettiği, davacının ve davalının A harfi ile gösterilen kısım konusunda aralarında herhangi bir anlaşmazlık bulunmadığı, davacının 2002 yılından beri A harfi ile gösterilen etrafı tel örgü ile çevrili üzerinde üzüm bağ kütükleri bulunan kısmı kullandığı, davacının tapu kaydındaki miras payının 797,36 m2 olduğu, davacının fiili olarak kullandığı A ve B harfi ile gösterilen kısmın m2 olarak toplam miktarının 833,44 m2 olduğu gerekçesiyle dava konusu ... ili ...... ilçesi ...... Mahallesi 111 ada 103 parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 797,36 m2 hisseden 36,08 m2'sinin iptali ile davacı ... hissesine eklenerek tapuya kayıt ve tesciline, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin esasa yönelen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava; miras payının devri sözleşmesine dayalı, TMK'nin 677. maddesi uyarınca açılan pay iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
TMK'nin 677/1 maddesi hükmüne göre; terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Mirasçılar arasındaki devirler için söz konusu olan bu yazılı şeklin adi yazılı olarak yapılması yeterlidir. Ortak mirasbırakan ya da elbirliği şeklinde tüm mirasçılar adına kayıtlı bulunan tapulu taşınmazlardaki miras paylarının, mirasçılar arasında harici olarak yazılı senetle satışı geçerli bulunmakta ise de; söz konusu satış senedine dayanılarak iptal ve tescil davasının açılabilmesi için başta geçerli olarak yapılan mirasçılar arasındaki harici satış senedinin geçerliliğini koruması gerekir. Başka bir anlatımla, mirasçılar arasında yapılan harici satış sözleşmesinden dönülmemiş olması gerekir.
Somut olayda; dava konusu 111 ada 103 parsel sayılı 3986,82 m2’lik taşınmazda davacı, davalı ve dava dışı ......’in elbirliği ile malik olduklarını, davalının 26.07.2002 tarihli ‘‘Anlaşma Tutanağı’’ başlıklı belgede 111 ada 103 parsel sayılı taşınmazdaki 996,5 m2'lik davalı ...’a ait olan alanın davacı ...’e satıldığı, 06.09.2004 tarihi ‘‘ Ara Satış Sözleşmesidir’’ başlıklı belgede ise ‘‘... 111 ada 103 parselde 3986,82 m2 yerin tamamını 3000.000.000 TL bedelle satmış bulunmaktayım. Bu yerde hiçbir hakkım kalmamış olup hiçbir alacağım da yoktur...’’ ifadeleri ile davalının taşınmazdaki hissesini davacıya devrettiği anlaşılmaktadır. Davalı 20.03.2015 tarihli keşifte imzalı beyanında, tel ile çevrili alan içerisinde kalan kısmı sattığını, parasını aldığını, başkaca yer satmadığını beyan etmiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyanında, dava konusu ettiği kısmın fen bilirkişisi raporunda A harfi ile gösterilen 569,30 m2'lik tel ile çevrilen alan olduğunu belirterek A, B ve C harfi ile gösterilen alanların miktarları toplamı olan 1444,88 m2’nin davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde ise, A harfi ile gösterilen 569,30 m2 kısmın davalının hissesinden iptali ile davacının tapuya göre 797,36 m2 olan hissesine eklenerek 1366,66 m2'nin davacı adına tescilini talep etmiştir.
Dava konusu taşınmaz taraflar ve diğer mirasçılar adına elbirliği mülkiyet halinde tapuda kayıtlı bulunmaktadır. TMK 677. maddesine göre davalı ve davacı arasında yazılı şekilde yapılan sözleşmeler geçerlidir. Ancak, elbirliği halinde mülkiyette elbirliği maliklerinin birbirlerine pay devri-temlik yapmaları mümkün olup fiili kullanıma göre metrekare olarak pay devri mümkün değildir. Davalının hissesinin iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, 36,08 m2’nin iptal ve tesciline karar verilmesi doğru değildir.