15. Hukuk Dairesi
15. Hukuk Dairesi 2010/4465 E. , 2011/7294 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-k.davalı ... Kooperatifi vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-k.davalı vekili Avukat ... ile davalı-k.davacı Tasfiye Halinde SS ... Konut Yapı Kooperatifi vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R -
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 17.11.1997 tarihli 18698 ada 1 parsel üzerinde inşaat yapımı konusunda imzalanan sözleşmeden kaynaklanmış olup, asıl ve birleşen davaları açan ve ıslah yoluyla taleplerini arttıran davacı arsa sahibi, inşaatın süresinde teslim edilmediğini ileri sürerek cezai şart ve kira alacağı, eksik ve nefaset gerektiren imalâtın giderilme bedeli ve kâr kaybının davalı yükleniciden tahsilini istemiş, davalı ve karşı davacı ise inşaatta fazladan yapılan 4 asansör bedelinin gecikme alacağına karşılık tutulduğu, fazladan 8 daire yapıldığı ve tadilat projesi gerektiğini ve davacı arsa sahibinin çevre düzenlemesi masraflarına katılması gerektiğini belirterek bedellerin karşılığını istemiş, mahkemece açılan davaların kısmen kabulüne dair verilen karar davacı ve karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-k.davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Yanlar arasında imzalanan sözleşmeye göre teslimin 36 ay sonra gerçekleşeceği, 1 yıl için gecikme cezası ödeneceği, bu sürede inşaat ikmâl edilmediği takdirde arsa sahibi davacının davalı nam ve hesabına ikmâl edeceği bildirilmiştir. Mahkemece de davacının nama ifa yapması gerektiğinden dolayı gecikme alacaklarının 1 yıllık süreyle sınırlı olarak istenebileceği kabul edilerek sonuca varılmıştır. Oysa bu hüküm arsa sahibi lehine seçimlik bir hak olarak konulmuş olup, arsa sahibi akdin ifa edilmemesi halinde 1 yıl sonunda nama ifa yapmaya mecbur olmayıp, davalıdan akdin ifasını da isteyebilir. Esasen, bu süre sonunda davalıya gönderdiği ihtarnamesinde eksikliklerin tamamlanmasını istediğinden, davalı da bundan sonra inşaata devam edip, iradesini sözleşmenin devamı doğrultusunda beyan ettiğinden mahkemece inşaatın teslimi gereken 30.12.2000 tarihinden, davalının inşaatı teslim ettiğini ispat edeceği tarihe kadar ve talebi aşmamak üzere ilk 1 yıl için sözleşmedeki fiyatlardan, ondan sonraki dönem için mahalli rayiçlerinden gecikme alacakları hesaplanmalıdır. Ancak, davalının çevre düzenlemesini yaptığı, davacının bedelini ödemediği gözetilerek çevre düzenlemesinin yapımı için gereken ek süre ile inşaatta fazladan yapılan 8 adet dairenin yapımı için gerekli ek süreler teslim tarihine eklenerek kalan süre için alacak hesaplanmalıdır. Öte yandan, inşaatta eksik bırakılan imalâtın tutarı ile nefaset gerektiren imalâtın bedelleri 2001 yılı rayiçlerine göre hesaplanmış ise de dava tarihi itibariyle giderilmediğinden bilirkişice dava tarihindeki belirlenen miktarlara hükmedilmelidir.
Karşı davada, 8 adet dairenin yapım bedeline hükmedilmiş ise de, bu dairelerle ilgili olarak belediyeden alınan cevapta imara ve projeye aykırı olduğu ve bu haliyle iskân alınmasına engel olduğu açıklanmıştır. İmara aykırı ve muhtemelen yıkılıp eski hale getirilmesi gereken bir imalât için bedel talep edilemez ise de, bu imalâtın proje tadilatı yoluyla yasal hale getirilme imkânı var ise bu konuda mahkemece araştırma yapılmalı, davalı kooperatifin kendi bloklarına da fazladan 8 adet daire yaptığına dair iddia üzerinde durulup, kendisinin de bu fazlalıktan istifade edip etmediği kendisine de fazladan daire yapmış ise bu daire bedellerini talep edemeyeceği, aksi takdirde gerektiğinde yükleniciye yetki ve mehil verilmeli yasal hale getirildiğinde bedeline hükmedilmeli, yasal hale getirilmesi mümkün değilse veya verilen kesin mehil sonunda yasal hale getirilmemiş ise, bununla ilgili dava reddedilmelidir. Belirtilen nedenlerle yapılan inceleme yeterli olmadığından gerektiğinde bilirkişilerden ek rapor alınarak açılan davalar sonuçlandırılmalıdır. Eksik inceleme ve yanlış değerlendirmeyle varılan sonuç yerinde olmadığından karar bozulmalıdır.