3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2012/20214 E. , 2012/24518 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 01.05.2009 gününden başlayarak yıllık net 33.600 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile mecurun 1/2 hissesinin 01.05.2009'dan itibaren yıllık kira parasının 33.600 TL olarak tesbiti cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dilekçesinde; kira bedelinin 01/05/2009 tarihinden itibaren yıllık NET 33.600 TL olarak tespiti ile 01/05/2009 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, mecurun ½ hissesinin yıllık kira bedelinin 01/05/2009 tarihinden itibaren hak ve nesafete göre 33.600 TL olarak tespiti ile tespit edilen bedele dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.Somut olayda, davaya konu olan taşınmaz için taraflar arasında yazılı bir kira protokolü bulunmamaktadır. Fakat, davacının daha evvel 10/03/2004 tarihinde açtığı davada, 01.05.2004 tarihinden itibaren davacının hissesi dikkate alınarak yıllık kira bedelinin13.600 TL olarak tespiti yapılmış olması nedeniyle artık kira sözleşmesi için artış iradesinin oluştuğunun kabulü gerekmektedir. Sözleşmede artış şartının varlığı kabul edildiği taktirde de herhangi bir ihtara gerek kalmadan tespit davası açılabileceği düşünüldüğünde dava süresinde açılmış, talep edilen dönem için de mahkemenin tespit yapmış olmasında usul ve yasaya bir aykırılık görülmemiştir.
Ne varki, hükme esas alınan bilirkişi raporuna bakıldığında ''c)Taşınmazın emsallere göre kirası'' başlığı altında bilirkişinin re'sen, soyut ifadelerle emsal değerlendirdiği, ayrıntılı bir araştırmaya girmediği, taraflarca da dosyaya emsal sunulmadığı görülmektedir. Oysa Yargıtay HGK'nun 28/04/2004 tarih 2004/3-235 E.sayılı kararında da belirtildiği üzere ''Kiralananın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parasının miktarı yönünden bilirkişilerce yapılacak değerlendirmenin, asıl olarak (taraflarca bildirilen ve gerektiğinde resen yapılan inceleme sonucunda belirlenen) benzer nitelikteki (emsal) taşınmazlara ilişkin kira sözleşmeleri, o sözleşmelerdeki-varsa-özel koşullar, davaya konu taşınmaz ile emsal olarak değerlendirilen taşınmazların konum, kullanım alanı, yapısal özellikler, sözleşmeyle güdulen amaca uygunluk ve benzeri yonlerden, birbiriyle benzesen ve farklı olan unsurları bakımından tarafların, Mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverir nitelıkte olması; bu baglamda, değerlendirmeye esas alınan verilerin açıklıkla ortaya konulması ve bu verilerin ne şekilde değerlendirilip, bunun sonucunda hangi kanaate varıldığının da yine açıkça belirtilmesi gerekir. Eş söyleyişle, anılan yönden bilirkişi raporunun, hiçbir kuşku ve duraksamayla yol açmayacak bir açıklık taşıması zorunludur.''
Hal böyle olunca, Mahkemece yapılması gereken iş, bilirkişi kurulundan açıklanan yönlerden ek rapor alınmak, gerektiğinde yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup, keşif yoluyla denetime uygun ayrı bir bilirkişi raporu elde edilmek suretiyle, davaya konu dönem kira parasının saptanmasından ibarettir.Kabule göre de , dava alacak davası gibi düşünülerek tespit edilen yıllık kira bedeline faiz işletilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülerek bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.