14. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2018/833
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/03/2018
NUMARASI : 2015/519E 2018/287K
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen istirdat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin verilen hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün.... Esas sayılı dosyasından takibe dayanak yapılan çekin dava dışı ... tarafından kendisine zorla ve tehdit yoluyla cirolattırıldığını, akabinde bu çeklerin davalı ... tarafından cirolandığını ve takibe konu edildiğini, davalıların birlikte hareket ederek kötü niyetli takip yapıldığını, bu konuda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/113648 Hz. sayılı dosyasından soruşturma açıldığını, aralarında hiçbir ticari ilişki ve alışveriş olmayan, faaliyet konuları farklı olan iki kişinin aynı gün ödenmek üzere değeri yaklaşık 4.500.000 TL'yi bulan bir bedel ile iş yapması veya nakit para vermesi mümkün olmadığından, takip konusu çek müvekkiline baskı ve zorla ciro ettirildikten sonra davalı tarafından müvekkilinin kabul ve oluru olmadan ilk keşide tarihi olan 16/11/2013, ... tarafından paraflanarak, 26/11/2013 tarihinde aynı şekilde paraf atılarak vade tarihinin 16/12/2013 tarihine uzatıldığını, dava konusu çekin 18/12/2013 tarihinde bankaya ibraz edildiğini, cirantaların kabul ve onayı olmadan çek üzerinde cirosu bulunan müvekkilini bağlamadığını, geçerli keşide tarihinden itibaren on günlük süre içerisinde çekin bankaya ibraz edilmediğinden çek vasfını kaybettiğini belirterek, müvekkili aleyhine yapılan kötü niyetli takip nedeniyle icra dosyasına ödenen 263.926 TL'nin, ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte, davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili savunmasında özetle; ...Bankası Yenibosna şubesine ait keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 16/12/2013 olan, ... çek numaralı, 1.871.657 TL tutarlı çekin karşılığının ödenmemesi sebebiyle icra takibi yapıldığını, davalı ile alacaklı müvekkili arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını, cirosu davacıdan sonra gelmiş olsa bile müvekkilinin takip konusu çeki davacıdan almadığını, davacı ile dava dışı ... arasındaki ihtilaflar nedeniyle müvekkilinin taraf gösterilmesinin haksızlık olduğunu, çekin ödeme aracı olup borcun tasfiyesi amacıyla verildiğini, ispat külfetinin davacı üzerinde olup çekin davacıdan zorla alındığını ispat etmesi gerektiğini, müvekkilinin söz konusu çeki iyi niyetli konumdaki yasal ve meşru hamil olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ''...Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/611 Esas, 2017/380 Karar sayılı ilamı ile ... ve ... tarafından ... hakkında tefecilik yapmak suçundan dolayı yapılan yargılama sonunda 'sanığın tefecilik yaptığına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığının tespit edildiği, soyut ve görgüye dayalı olmayan katılan tanıkların beyanlarına itibar edilmemiş sanığın kâr payı almak amacıyla ihalelere katılmak için para verdiği, kazanç sağlamak amacıyla katılanlara ödünç para vermediği kanaatiyle sanığı beraatine' karar verilmiştir.
Karar istinaf incelemesinde geçerek kesinleşmiştir. Takibe konu olan çek ... yetkilisi bulunduğu ... Ltd Şti tarafından keşide edilmiş şirket yetkilisi ....lehtar olarak cirosu bulunup lehtarın eski eşi ciroladıktan sonra takip alacaklısına geçtiği anlaşılmıştır. Dava konusu olan çekin takip dışı ...'a verildiği ihtilaf konusu değildir. Çek ödeme aracı olup borcun ifası anlamında düzenlenir. Davacı dava konusu olan çekin zor ve tehditle alındığını iddia etmiş ise de Cumhuriyet Savcılığına yapmış oldukları şikayette çekin tefecilik sonucu verildiği belirtilmiş ve buna ilişkin kesinleşen Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/611 Esas, 2017/380 Karar sayılı ilamı ile tefecilik bulunmadığı, kâr payı amacıyla ödünç para verildiği, belirtilmiş olup ceza mahkemesince verilen kararlarda maddi vakıalara ilişkin kısım hukuk hakimini bağlayacağından takibe konu olan çekin tehdit ve zorla alınmadığı, tefeciliğine konu olmadığı, davacı tarafından ödeme aracı olarak ciro edildiği anlaşıldığından davanın reddine... '' karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
DELİLLER 1-05/02/2016 tarihli Gelir İdaresi Başkanlığı yazı cevabı,2-10/02/2016 tarihli İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı,3- 09/02/2016 tarihli İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı,4-10/02/2016 tarihli İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı,5-17/02/2016 tarihli İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı.6-15/02/2016 tarihli İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı,7-18/02/2016 tarihli İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı,8-10/03/2016 İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı yazı cevabı,9-03/04/2016 tarihli bilirkişi raporu,10-30/06/2016 tarihli bilirkişi raporu,11-Bakırköy ....İcra Müdürlüğü .... esas sayılı dosyası.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Bakırköy 13.Asliye Ceza Mahkemesi 2015/611 E. sayılı dosyasında sanık ... hakkında Tefecilik Yapmak suçundan verilen beraat kararı, gerekçesi ve sonucunu kesinlikle kabul etmemekle birlikte mahkeme tarafından "...sanığa isnat edilen suçu işlediği yönünde, mahkumiyetini gerektirir, her türlü şüpheden arındırılmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine" karar verildiğini, Mahkemenin, ceza mahkemesinin beraat kararının hukuk mahkemesinin bağladığı gerekçesiyle istirdat davasının reddine karar verdiğini, Borçlar Kanunu'nun 74. maddesinin amir hükmü gereğince bu yönüyle hatalı olduğunu, zira ceza mahkemesinin beraat kararının hukuk hakimi için bağlayıcı olmadığını, iddialar yönünden hukuk mahkemesinin ayrıca araştırma yapıp değerlendirmede bulunması gerektiğini, bu sebeple mahkemenin davanın reddi kararının ve gerekçesinin hukuken hatalı olduğunu, TTK’nın “Senet Metnindeki Değişiklikler” başlıklı düzenlemesinin 748. maddesinde, “Bir poliçe metni değiştirildiği takdirde, değiştirmeden sonra poliçe üzerine imza koymuş olan kişiler, değişmiş metne ve ondan önce imzasını koyanlar ise eski metne göre sorumlu olurlar" hükmünün yer aldığını, dava konusu çekin 16/11/2013 keşide tarihi cirantaların kabul ve onayı alınmaksızın 26/11/2013 ve 16/12/2013 olmak üzere iki defa rızaları hilafına değiştirildiğini, cirantaların kabul ve onayı olmadan çek üzerinde yapılacak değişiklik sadece paraf eden keşideci ve ciro silsilesinde en son sırada bulunan alacaklı tarafı bağlamakta olup, cirantalardan olan müvekkili ...’ı bağlamadığını, senedin tahrifat ile büründüğü yeni halin, o senedi tahrifattan önce imza etmiş olanlar bakımından yok hükmünde olduğunu, hamilin iyiniyetli olup olmamasının da bu sonucu etkilemeyeceğini, bu sebeple müvekkili tarafından ciro edildikten sonra keşide tarihi ileri tarihli olarak değiştirilmek üzere yapılan tahrifat müvekkilini bağlamadığını,Alacaklı, takip dayanağı çekin ileri tarihli düzenlendiğini İİK'nın 169/a maddesinde belirtilen nitelikte bir belge ile ispatlayamadığına göre, mahkemece borca itirazın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisinin isabetsiz olduğunu, Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.