3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2012/12835 E. , 2012/23041 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 209.280 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacılar vek.Av.... geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı ve vekili gelmedi. Gelen davacılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için 06.11.2012 gününe bırakılması uygun görüldüğünden, belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dilekçesinde; davacıların, davalının ... Finans Kurumu A.Ş.’den aldığı kredi karşılığında 60 parselde (yeni 69 parsel) kayıtlı taşınmazlarını 3.şahıs sıfatıyla, 15.000 TL miktarlı olarak 24.12.1998 tarihinde ipotek ettirdiklerini, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle taşınmazın ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla 16.11.2000 tarihinde 16.100 TL’ye ... Finans Kurumuna satıldığını, Finans Kurumunun da daha sonra 3.kişilere sattığını, satıldığı tarihten beri, davalının borcu nedeniyle satılan taşınmazdan dolayı davacıların büyük zararları olduğunu, 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/71 D.iş dosyasındaki 07.10.2010 tarihli bilirkişi raporuna göre taşınmaza 209.280 TL kıymet biçildiğini belirterek, taşınmazın cebri icra yoluyla satışı sebebiyle davacıların zararı nedeniyle 209,280 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında; alacağın zamanaşımına uğradığını, aslında davalının ortağı için alınan krediye karşılık teminat gösterildiğini, icraen satışın davacılara da bildirildiğini, taşınmazın satılması riskini bildiklerini bu nedenle ancak ipotek değerini talep edebileceklerini, davacıların kendi fiilleri ile satışa neden olduklarını belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; taşınmaza ilişkin ipoteğin üst sınır ipoteği ve miktarının da 15.000 TL olduğunu, taşınmazın 16.100 TL’ye ihale edildiği halde bunun 15.000 TL’sının alacağa mahsup edilip artakalan 1.100 TL’nin ise 30.09.2010 tarihinde taşınmaz maliklerine ödendiği, davalıların sebepsiz zenginleştiği miktarın 15.000 TL olduğunu ve davacıların halefiyet kuralları gereği bu bedeli talep edebilecekleri zira, taşınmazının üzerinde ipotek tesis eden kişinin, borcun ödenmemesi halinde taşınmazın cebri icra yoluyla satılacağını bildiğini, satışı önlemek istiyorsa, ipotek bedelini ödeyip taşınmazı ipotekten kurtarabileceğini, bu nedenle rayiç değeri talep etmesinin mümkün olmadığını gerekçe göstererek 15.000 TL’nin 16.11.2000 tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline hükmedilmiştir.Hükmü, davacılar vekili temyiz etmektedir.
Somut olayda; 2000/6075 sayılı icra takip dosyasında ödeme emri ve takdiri kıymet tutanağı, taşınmaz maliki olan davacılara tebliğ edilmiş olup, takdiri kıymet tutanağına göre taşınmazın ihale tarihindeki gerçek değeri 39.240 TL’dir.Bu durumda; takdiri kıymet tutanağının davacılara tebliğ edildiği ancak, burada belirlenen muhammen bedele itiraz olunmadığından ihale tarihi itibariyle gerçek rayiç değeri 39.240 TL’dir. Mahkemenin gerekçesine esas aldığı 15.000 TL ise, taşınmazın ihale sonucu satış fiyatı olup, mahkemece hükmedilen bu satış fiyatı kaim değeri göstermeyeceğinden, ihale tarihindeki rayiç değeri 39.240 TL üzerinden davanın kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.