Esas No
E. 2012/17850
Karar No
K. 2012/24154
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

3. Hukuk Dairesi         2012/17850 E.  ,  2012/24154 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 125.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında harici taşınmaz satım sözleşmesi yapıldığını müvekkil şirket yetkilisi davalıya 10/11/2008 tarihinde 50.000 TL, 17/11/2008 tarihinde 50.000 TL daha sonra 25.000 TL daha nakit ödediğini ancak küresel kriz nedeniyle müvekkili şirketin ödemiş olduğu bedellerin kendisine iadesini talep ettiğini, fakat davalı tarafın iade etmediğini beyan ederek ödenen 125.000 TL'nin dava tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı şirket temsilcisi cevabında; davacı taraf ile para alışverişlerinin olduğunu önceden ödenen paraların taraflarına iade edildiğini, taşınmaz satışı konusunda bir anlaşmanın söz konusu olmadığını, 10/11/2008 tarihli dekonttaki imzanın kendisine ait olmadığını, kartvizit arkasında yazılı bedelin ise dava konusu yerin davacıya kiralanması nedeniyle kaporo olarak veridiğini söyleyerek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece; davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, taşınmazın harici satım sözleşmesiyle satın alınması ancak satıştan vazgeçilmesi nedeniyle ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsiline ilişkindir.Somut olayda, davacı tarafça davalıya üç ayrı kalemde ödeme yapıldığı iddia olunmaktadır. Ödemelerden ilki 10/11/2008 tarihinde 50.000 TL bedelli banka havale makbuzuyla yapılmıştır. Makbuzun üstünde bedelin ...'e elden verildiği yazılı olup yazının altı imzalanmıştır. Davalı söz konusu imzanın kendisine ait olmadığını, makbuzdaki parayı almadığını savunmaktadır.

Davacı taraf da imzası inkar edilen dekonttaki bedelin banka memuru tarafından davalıya ödenerek banka memurunca dekonta imza atıldığını savunmaktadır.BK.nun 457.maddesine göre havale, hukuksal niteliği itibariyle ödeme vasıtası olup, havalenin borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yasal karinedir.Bu bağlamda; 50.000 TL'lik makbuz altındaki imzanın davalıya ait olmadığı; banka memurlarına ait olduğu üzere bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. O halde; uyuşmazlık, 50.000 TL'nin davalıya ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Davacının kabulüne göre dekontta davalının değil; banka çalışanının imzasının parayı alan yerinde olmasına göre, ödemenin davalıya yapılmadığı açıktır.

Dava konusu 10.11.2008 tarihli banka havale makbuzunda gönderilen 50.000 TL için herhangi bir açıklama olmadığı, davacının paranın ne için gönderildiğine dair yazılı belge sunamadığı ve davalıya yemin teklif etmediği anlaşıldığına göre bu dekonttaki paranın davacı tarafça taşınmazın satımı için ödendiği kanıtlanamadığından bu miktar açısından mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog