Esas No
E. 2013/12571
Karar No
K. 2013/31600
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Tüketici Hukuku

13. Hukuk Dairesi         2013/12571 E.  ,  2013/31600 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, murisleri Şenol Büyüköztürk’ün 29.9.2009 tarihinde davalı Bankadan 34.000,00 TL bedelli kredi kullandığını, 24 ay vadeli olarak çekilen kredi için 30.9.2009-30.9.2010 tarihleri arasında hayat sigortası yapıldığını, murislerinin vefat ettiği 11.12.2010 tarihine kadar kredi borcunun düzenli bir şekilde ödendiğini, murislerinin vefatı üzerine talep edilen bakiye borç miktarı olan 16.100,00 TL’yi ise kendilerinin ödemek zorunda kaldıklarını, oysa ki kredi sözleşmesinin ilk yılı için yapılan hayat sigortasının ikinci yıl da yapılması gerekirken yapılmadığını, bu duruma davalı Bankanın kusuru ve ihmalinin neden olduğunu ileri sürerek, kredi borcu nedeniyle ödemek zorunda kaldıkları miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, Bankanın hayat sigortası yaptırma yükümlülüğünün bulunmadığını, poliçe vadesinden sonra meydana gelen ölüm olayı nedeni ile Bankaya sorumluluk yüklenemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, “tüketici kredisinin 8.maddesi gereğince, hayat sigortası yaptırma yükümlülüğünün kredili müşteriye ait olduğu, bankanın bu konuda bir sorumluluğunun söz konusu olmadığı” belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Davacıların murisi Şenol Büyüköztürk’ün 29.9.2009 tarihinde davalı Bankadan 34.000,00 TL bedelli kredi kullandığı, aynı tarihte hayat sigortasının yaptırıldığı, sözleşmenin son yılı olan ikinci yılda ise hayat sigortasının yenilenmediği, kredi borçlusu murisin 11.12.2010 tarihinde vefat ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacılar, kredi borçlusu murise ait hayat sigortasının ikinci yıl yenilenmemesindeki sorumluluğunun Bankaya ait olduğunu ileri sürmüşler, davalı Banka ise, sözleşmenin ilgili hükümleri gereğince Bankanın böyle bir sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur. 17.1.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak, 1.2.2009 tarihinde yürürlüğe giren, “Bireysel Kredilerde Bağlantılı Sigortalar uygulama Esasları Yönetmeliği”nin “Amaç” başlıklı bölümünde, “Bu Yönetmeliğin amacı, kredi kuruluşları tarafından verilen kredilerle bağlantılı olan zorunlu ve ihtiyari sigorta ürünlerinin sunumunda birlik ve güvenilirliği sağlamak, sigorta ettirenlerin, sigortalıların ve lehdarların hak ve menfaatlerini korumak ve verilecek hizmete ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” denilmekte, “Kapsam” başlıklı bölümünde ise, “Bu Yönetmelik, Türkiye’de faaliyet gösteren her türlü kredi kuruluşunun sağladığı kredilerle bağlantılı yaptırılan ihtiyari ve zorunlu sigortaları ve bu sigortalar dahilinde verilecek teminatları kapsar.” Denildikten sonra aynı Yönetmeliğin “İhtiyari Sigortalar” başlığında düzenlenen, 6. maddesinin 2. fıkrasında da, “İhtiyari sigortalarda, kredi süresi içerisinde yenileme sorumluluğu kredi kullanana, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğu ise kredi kuruluşuna aittir.” Denilmektedir. Davacıların murisi ile davalı Banka arasında imzalanan kredi sözleşmesinin 8. Maddesine göre, kredili müşterinin, “hayat sigortası yaptıracağını, Banka alacağının tamamen tahsil edileceği tarihe kadar da sigorta sözleşmelerini yenileyeceğini” taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Hayat sigortaları zorunlu sigortalardan olmayıp, sigorta ettirenin isteği ile düzenlenecek bir sigorta türü olmakla birlikte, kredi sözleşmesi nedeniyle hayat sigortası yapılmasındaki amaç, Banka yönünden kredi borcunun teminat altına alınması olduğu kadar, belli bir prim borcu söz konusu olsa da sigortalının da bunda menfaatinin bulunduğu kuşkusuzdur. Nitekim, az yukarda da değinildiği gibi kredi sözleşmeleriyle bağlantılı sigortaların yapılması halinde sigorta ettirenlerin, sigortalıların ve lehdarların hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla çıkarılan, “Bireysel Kredilerde Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği”, 17.1.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak, 2013/12571-31600 1.2.2009 tarihinde de yürürlüğe girmiştir. Her ne kadar, kredi sözleşmesinin 8. maddesindeki düzenleme ile hayat sigortası konusunda davalı Bankaya değil, kredi borçlusuna yükümlülük getirildiği anlaşılmakta ise de, söz konusu Yönetmeliğin ilgili hükmünde, kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğunun kredi kullanana ait olduğu, ancak yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun ise kredi veren Bankaya ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Davacıların murisi ile davalı Banka arasında imzalanan kredi sözleşmesinin, adı geçen Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra imzalanmış olması nedeniyle mahkemece söz konusu Yönetmelik hükümleri de değerlendirilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, açıklanan bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ :Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün, davacılar yararına BOZULMASINA, 17.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Tüketici Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.