16. Hukuk Dairesi
16. Hukuk Dairesi 2016/6361 E. , 2019/1851 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Uygulama kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 1349 parsel sayılı 1.764,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 113 ada 2 parsel numarasıyla ve 1.489,73 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 604 parsel sayılı 10.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 109 ada 169 parsel numarasıyla ve 10.138,98 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 605 parsel sayılı 3.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 113 ada 3 parsel numarasıyla ve 3.725,19 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili, uygulama kadastrosu sırasında ...’ye ait taşınmazın sınırının yanlış belirlendiği ve yanlışlığın davalılara ait 109 ada 169 ve 113 ada 3 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, harita mühendisi ... tarafından düzenlenen 23.03.2015 tarihli rapor ekindeki Ek-2 numaralı kroki göz önünde bulundurularak 109 ada 169 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) harfi ile gösterilen 113,16 metrekare yüzölçümündeki kısmının bu parselden ifraz edilerek davacı ...’ye ait 113 ada 2 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, bu şekilde davacı ...’ye ait 113 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 1.602,89 metrekare, davalı ...’e ait 109 ada 169 parsel sayılı taşınmazın ise 10.025,82 metrekare yüzölçümlü olarak tapuya tesciline, çekişmeli 113 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ise uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ... vekili’nin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurmak zorundadır. Somut olayda, hükme esas alınan harita mühendisi bilirkişinin Ek-2 numaralı krokisi göz önünde bulundurularak sözü edilen krokide (A) harfi ile gösterilen bölümün davalılara ait 109 ada 169 (eski 604) parselden ayrılarak davacıya ait 113 ada 2 (eski 1349) parsele eklenmesine karar verilmiş ise de; uygulama kadastrosu sırasında davacı ...’ye ait 113 ada 2 (eski 1349) parsel sayılı taşınmazın bir kısmının iptal edilerek; davalılara ait 109 ada 169 (eski 604) parsel ile arasında "yol" bırakılması nedeniyle; 113 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile 109 ada 169 parsel sayılı taşınmazın irtibatı koparıldığından raporda (A) ile gösterilen kısmın davacıya ait taşınmaza eklenmek suretiyle tescil edilme olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece, bu bölümle ilgili olarak infazı kabil ve taşınmaz bölümü hakkında sicil oluşturacak şekilde hüküm kurulmamış olması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.