4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2016/13028 E. , 2019/871 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat .... tarafından, davalı ... aleyhine 04/04/2013 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayetten kaynaklanan manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 19/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava haksız şikâyetten kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının ... Kaymakamlığında Veri Hazırlama ve Kontrol İşletmeni olduğunu, davacının da bir dönem ... Kaymakamı olarak görev yaptığını, davalının haksız ve asılsız ithamlarla davacı hakkında adli ve idari mercilere şikâyette bulunduğunu, şikayetlerin sürekliliği gözetildiğinde davacının kişisel sükûnetinin ve ruh sağlının bozulduğunu, aynı zamanda davalının gerçekle bağdaşmayan gazete haberlerine atıfta bulunarak amiri konumunda olan davacıyı sorgular nitelikte dilekçeler verdiğini, davalının bu eylemleri nedeniyle ...
Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu belirterek oluşan manevi zararın tazmini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafından şikâyetini haklı gösterecek zayıf veya dolaylı da olsa bir kısım emare ve olguların varlığının ispatlandığı, bu nedenle şikayetin hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığı, yapılan şikâyetlerin birden çok olmasının sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; dava dilekçesinde yer alan iddialarla ilgili olarak davalının yargılanıp mahkum olduğu, ancak temyiz incelemesi aşamasında olduğundan hükmün kesinleşmediği anlaşılmaktadır. 6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir. Dava konusu olayın özelliği sebebiyle ceza yargılaması sonucu beklenmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.