Esas No
E. 2010/10848
Karar No
K. 2010/17229
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2010/10848 E.  ,  2010/17229 K.

"İçtihat Metni"......

Davacı, vakıf senedinin 31/e bendi uyarınca hak etmiş olduğu ek emeklilik yardımı 2.500 TL’nin 20.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde karar verilmesine yer olmadığına, karar vermiştir. Hükmün, davalı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Önceki bozma kararımızda; “......Senedinin 31. maddesi uyarınca; üyelerin o ay içerisinde emekliye ayrılan her üye için Temsilciler Kurulunun her yıl için kabul ettiği miktar üzerinden, aylıklarından yapacakları bağışlar, 3 ay içerisinde ek emeklilik yardımı olarak emekli olan üye veya varislerine ödenmelidir. Vakıf senedinin açık hükmü karşısında, davalı vakıf tarafından ek emeklilik yardımının hak sahibi vakıf üyesine ödenebilmesi için öncelikle, çalışan üyelerden, ödemeyi karşılayacak miktarın toplanması gerekli olup, davalı vakıf yönünden ödemede gecikme ise ancak, hak sahibi üyeye ödeme yapılabilecek miktarda paranın vakıf hesaplarına intikal tarihinden itibaren ilgili maddede öngörülen üç aylık sürenin sonunda söz konusu olacaktır. Diğer bir anlatımla, davalı vakıf ancak kendi hesabına geçen miktarı, hesabına geçtiği tarihten itibaren üç ay içinde ödemezse, faiz yükümlülüğü, bu üç aylık sürenin sona erdiği tarihten itibaren başlayacağı, davacının emeklilik tarihine göre ek emeklilik yardımı ödemesinde kaçıncı sırayı alması gerektiği, davalı vakıfça verilen sıranın emeklilik tarihine uygun olup olmadığı, Temsilciler Meclisince belirlenen aylık bağış ve ödenmesi gereken ek emeklilik yardımı miktarı uyarınca, hangi ay ne kadar toplandığı ve kaç kişiye ödeme yapılabildiği, davacıya hangi tarihte ödeme yapılmasının mümkün olduğu, davacıya ödeme yapılan tarih itibariyle, davalı vakfın ödemede gecikmesinin söz konusu olup olmadığı hususları açıklığa kavuşturularak, davacının faize ilişkin talebi yönünden bir karar verilmesi” gereği üzerinde durulmuştur. .....

Somut olayda; davacı 17.08.2002 tarihinde emekli olmuş, ek emeklilik yardımı dava açıldıktan sonra 15.12.2005 tarihinde ödenmiştir. Ek emeklilik yardımının ödenmiş olması nedeniyle bu talebe ilişkin dava konusu kalmamış olması nedeniyle Mahkemenin ek emeklilik yardımı ödemesine ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararında bir isabetsizlik yoktur. Dairemizin, ek emeklilik ödemesi konusunda bozma kararı da bulunmamakta birlikte, bu husus kesinleşmiştir. 30.12.2008 tarihli bozma kararımız, kararda açık şekilde ifade edildiği gibi, faiz alacağına ilişkindir.

Mahkemece; bozma kararımızda açıklandığı şekilde inceleme ve araştırma yapılarak davacının faiz alacağının doğup doğmadığı, doğmuşsa faiz başlangıç tarihinin tespiti ve tespit edilecek faiz başlangıç tarihine göre hak ettiği faiz alacağı belirlendikten sonra asıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bozma kararımıza yanlış anlam verilerek yazılı şekilde; “faiz istemiyle ilgili talebin kabulüne dair kararın bozma dışı kaldığından bahisle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.....

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.