8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2018/3250 E. , 2019/3734 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün taraf vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 1 parsel sayılı taşınmazın 6/648 hisse maliklerine Sarıyer 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 16/09/2010 tarih ve 2009/735 Esas, 2010/732 Karar sayılı kararı ile vekil edeni İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiğini; dava konusu taşınmazla ilgili olarak müvekkili idarece davalı tarafından konut ve bahçe olarak kullanmak suretiyle tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek 01/10/2007-31/12/2012 arası dönem için şimdilik 13.088,00 TL ecrimisil alacağının (her dönem için) dönem sonlarından itibaren işleyecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava; paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delilerden, davalının da paydaşı olduğu dava konusu 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısım paydaşlarına Sarıyer 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 16/09/2010 tarihli ve 2009/735 Esas, 2010/732 Karar sayılı kararı ile İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiği, intifadan men kuralı o yeri kullanabilecek hissedarlar arasında geçerli olduğundan eldeki davada intifadan men şartının aranmayacağı açıktır. Mahkemece, davalının zamanaşımı def’i doğrultusunda dava tarihi olan 15.04.2013 tarihinden geriye doğru beş yıl gidilerek 15.04.2008 tarihi ile dava dilekçesinde talep edilen 31.12.2012 dönemi arası ecrimisil karara bağlanmıştır. Somut olayda, davalı vekili süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır, süresi içinde cevap dilekçesi verilmemişse zamanaşımı def’inin ıslahla dahi ileri sürülebilmesi de mümkün değildir . Mahkemece yapılması gereken iş, zamanaşımı def’ini dikkate almaksızın talep edilen dönemler için hesaplanacak ecrimisile hükmetmek gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.