4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket, hırdavat işi yaptığını, davalı ile müvekkil şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan faturalara göre 33.545,46 TL ödendiğini,davalı borçlu aleyhine, İstanbul Anadolu 2.İcra Müdürlüğü’nün ----------Esas sayılı dosyasıyla, alacağın tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, müvekkili şirket ile davalı borçlu ile karşılıklı görüşmeler yapılmış buna rağmen takibe konu dosya borcu ödenmediğini, davalının söz konusu borca itiraz ettiğini, bakiye borcun ödendiğine dair her hangi bir makbuz ya da belge ibraz edilmediğini, davalının kötü niyetli olduğu, tarafların karşılıklı olarak ticari kayıtlarının incelenmesi neticesinde görüleceğini, ilgili faturalarda belirtilen alacağa ilişkin yapılan icra takibinde ödeme emri tebliğ olmuş ve davalı/borçlu 19.12.2017 tarihinde borca itiraz ettiğini, icra takibi 19.12.2017 tarihinde müdürlükçe durdurulduğunu, davamızın kabulü ile yapılacak yargılama neticesinde; davalının İstanbul Anadolu 2.İcra Müdürlüğü’nün -------------- Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına; takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,takip miktarının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir. Taraflara tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhinde Bursa İcra Müdürlüklerinden başlatılan takipte yetki itirazı ile takip durmuş, akabinde alacaklı tarafça İstanbul Anadolu 2. İcra Md. nün -------- E. sayılı dosyasından takibe devam edildiğini, bu takipte ödeme emri yine müvekkile gönderilmiş, usulsüz tebliğe rağmen süresinde itiraz edilerek takip durdurulduğunu,davacı tarafça yapılan takipte 33.545,46 TL. borçlu olduğumuz iddia edildiğini, gönderilen hesap kaydını da kabul etmediklerini, davacı tarafça talep edilen icra inkar tazminatının da dayanağı bulunmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır. Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava faturaya dayalı girişilen icra takibinde davalının vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce davanın niteliği gereği öncelikli olarak dava şartlarının incelenmesine geçilmiş ve HMK 114/1 de sayılı bulunan dava şartlarının bulunduğu anlaşılmış ve dava da bunun yanı sıra İİK 67 ve HMK 114/2 gereğince özel dava şartlarının bulunması gerektiği anlaşılarak icra dosyası celp edilerek incelenmiş ve icra dosyasının tetkik ve incelenmesi ile davacı tarafından davalı aleyhine icra takibine girişildiği ve davalıya çıkartılan örnek no 7 ödeme emrinin tebliğ edildiği ve davalı borçlunun itiraz süresi içersinde takibe karşı itirazlarını sunmuş bulunduğu görülmüş ve bu nedenle dava da İİK 67 gereğince özel dava şartlarının bulunduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık öninceleme celsesinde belirlenmiş ve çekişmeli hususun takibe konu faturalara dayalı davacının davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı noktasında toparlandığı anlaşılmıştır. Türk Medeni Kanunun 6. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” denilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.
Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davacı icra takibine konu faturalarda yazılı olan malların davalıya teslim edildiğini ileri sürmüş, davalı ise akdi ilişkiyi inkar ederek kendisine fatura konusu malların teslim edilmediğini ileri sürmüştür.
Mahkememizce tarafların tacir olması nedeni ile ticari defter ve kayıtların kesin delil teşkil etmesi nedeni ile taraf defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş ve buna ilişkin oluşturulan ara karar taraf şirketlere ayrı ayrı tebliğ edilmiş ancak davalı şirket tarafından ticari kayıt ve defterlerin ibrazından sarfınazar edilmiştir. Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması başlıklı 6100 sayılı HMK.'nın 222. maddesinde; “(1)Mahkeme; ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır,” hükmü düzenlenmiştir.
Mezkur düzenlemeye göre davacının ticari defter ve kayıtlarının başlı başına sahibi lehine delil teşkil edemeyeceği anlaşılmış ve mahkememizce davalının ticari defter ve kayıtlarının uzantısı niteliğinde bulunan BA formlarının celbi cihetine gidilmiş, Ba formlarının tetkik ve incelenmesi ile davacı tarafından takibe konu edilen faturadaki malların davalıya teslim edildiği için davalı tarafından bildirime konu edildiği anlaşılmıştır.
Takibe konu alacak; davalıya teslim edilen faturadan kaynaklandığından alacağın varlığı davalı tarafından önceden belirlenebilir, likit nitelikteki alacak yönünden icra inkâr tazminatı şartlarının oluştuğu anlaşılmakla kabule konu asıl alacağın %20 si nispetinde icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Nihai olarak taraflar tacir olup takibe konu iş ticari nitelikte olduğundan davacı alacağına avans faizi işletilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm ittıhaz olunmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE Davalı borçlunun İAA 2.İcra Dairesinin ------- Esas sayılı icra takip dosyasında itirazının iptali ile takibin 33.545,46 TL asıl alacak üzerinden devamına, Takip konusu alacağın İİK 67 anlamında likit bulunması nedeni ile 33.545,46 TL'nin %20' si (6.709,20 TL) icra inkar tazminatının davalı borçludan tahsili ile davacıya verilmesine, Takipte, takip tarihinden tahsil tarihine değin işlemek üzere uyuşmazlığın ticari işten olması nedeni ile 3095 sayılı yasa 2/2 maddesi gereğince avans faizi uygulanmasına, Karar tarihinde alınması gerekli 2.291,49 TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 405,15 TL (icra müd yatırılan 167,73 TL) toplamı 572,88 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.718,61 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan tebligat gideri, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 759,35 TL yargılama gideri ve davacı tarafından peşin olarak yatırılan 405,15 TL harç toplamı1.164,50 TL nin davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 4.025,46 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/05/2019