Esas No
E. 2011/14206
Karar No
K. 2013/12557
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

21. Hukuk Dairesi         2011/14206 E.  ,  2013/12557 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, eksik işçilik bildirimi nedeniyle tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammının iptaline, Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R

Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı yürürlükten kalkan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. ve Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Buna göre, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.

Aynı kural HUMK’nun 389. ve HMK’nun 294.maddesinde de tekrarlanmış; HUMK’nun 381.maddesinde “Kararın tefhimi en az 388.maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçilerek okunması suretiyle olur”,

HMK’nun 294. maddesinde ise “Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur.” hükmüne yer verilmiştir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır. Hatta giderek denebilir ki, dava içinden davalar doğar ve hükmün hedefine ulaşması engellenir. Kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz.

Somut olayda, dava şehirlerarası otobüs işletmesi işyerinde yapılan genel denetim sonucu tebliğ edilen prim ve gecikme zammı borcundan davacının sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece asıl olan kısa kararda, hüküm fıkrası oluşturulmamış; yalnızca " Davanın kısmen kabulüne " denilmekle yetinilmiştir. Mahkemenin bu davada davacının talebinin ne kadarlık kısmını kabul ve reddettiğini duruşma tutanağına geçirilen kısa kararda açıkça yazması gerekirken bu maddi ve hukuki olgulara ve özellikle HMK’nun 297.maddesinin açık hükmüne aykırı biçimde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 13/06/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.297 HMK md.294
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog