13.Daire 2012/1521 E. , 2018/4448 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı, mülkiyeti kendisine ait … ilçesi, … Mahallesi, … ada, ... sayılı parsel üzerinde bulunan … bağımsız bölümü 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca 07/08/2008 tarihinde satış ihalesine çıkartmıştır. 07/08/2008 tarih ve 1473 sayılı ... Büyükşehir Belediye Encümeni kararı ile ihale 1.200.000,00-TL bedelle davacı üzerinde bırakılmış ve ihale kararı Başkanlık makamının 14/08/2008 tarihli Olur'u ile kesinleşmiştir.
Davacıya gönderilen 15/08/2008 tarihli yazı ile, ihale kararının 2886 sayılı Kanun'un 31. maddesi uyarınca onaylandığı ve ihale kararının tebliği ile gerekli işlemleri sonuçlandırmak üzere 15 gün içerisinde Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığı ile irtibata geçmesi bildirilmiş, anılan yazının davacı tarafından 27/08/2008 tarihinde tebliğ alınması üzerine davacı, 08/09/2008 tarihinde Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığı'na başvuruda bulunarak sözleşmenin yapılması için gerekli işlemlerin tamamlanmasını istemiştir.
09/09/2008 tarihli yazı ile davacıdan, 1.200.000,00-TL ihale bedeli, 216.000,00-TL KDV ve 140,00-TL ilan bedeli olmak üzere toplam 1.416.140,00-TL'nin 09/09/2008 tarihine kadar ödenmesinin istenmesi üzerine, anılan bedel aynı gün belediye hesaplarına aktarılmış, ihale bedelinin ödendiğine dair banka dekontu ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi'nin aynı gün Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığı'na teslim edilmesine rağmen taşınmazın devrinin yapılmaması üzerine, davacı tarafından, 07/10/2008 tarihinde noter aracılığıyla ihtarname çekilerek yapılan tebligatlara uygun olarak üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirildiğinden bahisle gayrimenkulün tescili için gerekli iş ve işlemlerin yapılarak taşınmazın satışına ilişkin Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi'nin imzalanıp 2886 sayılı Kanun'un 60. maddesi uyarınca tapuda ferağ verilmesi istenmiştir.
Söz konusu başvuruya herhangi bir yanıt verilmemesi üzerine açılan davada, …. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararı ile, 2886 sayılı Kanun'un 60. maddesine göre ferağın verilmemesine ilişkin işlemlerin iptaline karar verilmesi üzerine, söz konusu taşınmaz üzerinde 01/10/2008-01/05/2009 tarihleri arasındaki 7 aylık dönemde tasarrufta bulunulamaması nedeniyle kira kaybından dolayı uğranılan toplam 105.000,00-TL zararın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde tam yargı davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşir ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açar.
Öte yandan, idarenin maddi tazminle yükümlü tutulması, ancak maddi bir zararın kesin olarak ortaya çıkmış, belirgin hale gelmiş olması halinde mümkündür. Kişinin isteği dışında maddi varlığında meydana gelen kayıp ve eksikliklerle, çoğalma olanağından yoksunluk olarak tanımlanan maddi zarar, henüz kesin olarak ortaya çıkmamış, belirgin hale gelmemiş somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamamış ise, bu aşamada idarenin tazmin yükümlülüğüne gidilmesi mümkün değildir.
Uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesi'nce, davacının uğramış olduğu maddi zararı ortaya koymak amacıyla yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuyla, taşınmazın alt yapı durumu, kiralanabilirliği, getirebileceği kira değeri, taşınmazın ulaşım durumu, ticari sirkülasyonu, emsal kira değerleri, zarar tespitine artı ve eksi yönde etken veriler birlikte değerlendirilerek, söz konusu taşınmaza emsal nitelikteki işyeri kiralarının m²’sinin 50,00-TL olabileceği, tespit edilen güncel emsal kira bedelinin zarar tespiti istenen dönem başı olan 2008 yılı Ekim ayı Türkiye İstatistik Kurumu ÜFE değerine göre güncellendiğinde 42,40-TL/m² değerinin bulunduğu, 01/10/2008-01/05/2009 tarihleri arasındaki söz konusu dönemde anlaşmazlık konusu işyerinin aylık kira miktarının (308,53m²x42,40 TL) 13.081,67 TL olabileceği, 7 aylık toplam zarar miktarının 91.571,70-TL olabileceğinin tespit edildiği görülmüş ve söz konusu tespit doğrultusunda belirtilen zararın tazminine karar verilmiş ise de, gayrimenkul kira vaadi sözleşmesinin imzalanmasından taşınmazın kiraya verilmesine kadar geçen 7 aylık süreye ilişkin kira gelirinin muhtemel zarar niteliğinde olduğu dikkate alındığında, henüz gerçekleşmemiş bir zararın tazmini yönünde hüküm içeren Mahkeme kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
Ayrıca, İhaleye ait Şartname'nin 13. maddesinde alıcının ihale bedelini yatırdıktan sonra taşınmazın kullanım hakkını elde etmiş sayılacağının kurala bağlandığı, nitekim bağımsız bölümlerin tapuda devri 02/06/2009 tarihinde yapılmasına rağmen, tapu tescilinin yapılması beklenilmeden 01/05/2009 tarihinde anılan bağımsız bölümün kiralandığı, ihale konusu taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma ve kiraya verme hususlarının, mülkiyetin tapuda tesciline bağlı olmadığı göz önüne alındığında davacının somut bir zararının bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne;
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ….. İdare Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
4.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine,
5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 26/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.