12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2018/346 E. , 2019/7954 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
26.9.2004 tarih ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanuna paralel olarak, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun temyiz ve karar düzeltmeye ilişkin hükümlerinde değişiklik yaparak istinaf ve temyiz ile ilgili hükümleri yeniden düzenleyen 18.3.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanun ile İcra İflas Kanunu'na eklenen geçici 7. maddeye göre, 5311 sayılı Kanun hükümleri Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanır. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Somut olayda, borçlunun borca itiraz ederek takibin durdurulması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 30/03/2017 tarih ve 2016/635 E. - 2017/254 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile takibin 80.000,00 TL asıl alacak ve ferileri açısından iptaline karar verildiği, alacaklı tarafından, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin 29/11/2017 tarih ve 2017/675 E. - 2017/1070 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, bu kararın alacaklı vekili tarafından temyiz konusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
Borçlunun icra mahkemesine başvurusu,
İİK'nun 169. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup, bu itirazın kabulü halinde aynı Kanunun 169/a-5. maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesince;
HMK’nın 353/1-b-2 ve 356. maddeleri gereğince, ilk derece mahkemesi kararı, takibin durdurulması yönünde düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken, bu hususta karar verilmediği anlaşılmış olmakla, ilk derece mahkemesi kararının belirtilen nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.