T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ
HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Markaya yönelik tecavüzün durdurulması, önlenilmesi, maddi-manevi tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA;Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin tescilli marka ve şekillerinin izinsiz kullanılmak suretiyle davalı tarafından tekstil ve ayakkabı ürünlerinde izinsiz kullanıldığını, bu nedenle davacıya ait marka hakkına tecavüzün durdurulması, önlenmesi, ürünlerin zapt edilerek el konulmasını, tedbire karar verilmesini, ürünlerin imha edilmesini, hükmün ilanına, hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA; Davalı vekili beyan dilekçesinde;davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık Davacının tescilli marka ( ...) ve şekillerinin izinsiz kullanılmak suretiyle davalı tarafından tekstil ve ayakkabı ürünlerinde izinsiz kullanıldığını, bu nedenle davacıya ait marka hakkına tecavüzün durdurulması, önlenmesi, ürünlerin zapt edilerek el konulmasını, tedbire karar verilmesini, ürünlerin imha edilmesini, hükmün ilanına, hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL maddi, 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini taleplerine ilişkindir. Türk Patent ve marka kurumundan marka tescil belgesi celp edilmiştir.
HMK 266. madde gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişiler 27.4.2018 tarihli raporlarında özetle; Davalı yanın davacı yana ait markalara tecavüz teşkil eder kullanımlar gerçekleştirdiğini,556 sayılı KHK'nin 66/c maddesine göre (Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre davacıya 9.199,80 TL. maddî tazminat ödemesi gerektiğinin hesaplandığını, , manevi tazminat hususunun Mahkeme'nin takdirinde olduğunu bildirmişlerdir.
İkinci bilirkişi heyeti 28.2.2019 tarihli raporlarında; davacının ... tescil numaralı markası ile davalının satışa sunduğu ürünlerdeki kullanımının ayırt edilemeyecek derecede benzer, ... tescil numaralı markası ile davalının satışa sunduğu ürünlerdeki kullanımının ise aynı olduğunu, davacının ... tescil numaralı markası bakımından ise; dosyada yer alan görselde davalının işbu davacı markası ile aynı yahut benzer bir kullanımının saptanamadığı, dolayısıyla bu marka bağlamında marka hakkına tecavüzün varlığından bahsedilemeyeceği, ancak ... sayılı değişik iş dosyasında bu marka yönünden de davalı kullanımın bulunduğunu, dolayısıyla davacının ... tescil numaralı markası bakımından tecavüz fiilinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğunu, davacı tarafın... ve ... tescil numaralı markalan ile davalı tarafın marka kullanımları arasında ürün itibarıyla da bîr ayniyetin bulınduğu,tüketici tarafından ayırt edilemeyecek benzerlikte olduklarını ancak davalının satışa sunduğu ürünlerde davacının orijinal ürünlerine kıyasla ciddi bir dikiş, dokuma yani üretim ve kalite farkı içerdiğini,davacının marka hakkının ihlal ettiğini, KHK’nm 66-c maddesi uyaıjnca, davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminat tutarım gerçeğe uygun hesap etme imkanı olmadığını ancak mahkemeye yasal takdir hakkını kullanımında yardımcı olunması bakımından, dava konusu markaların bilinirliği ve korumadan faydalanma süreleri göz önünde bulundurularak, emsal lisans bedeli ile ilgili %5 oranı uygulanmak suretiyle, davalının davacının markasının aynılarının kullandığı tespit edilen tekstil ürünleri satışlarının tüm tekstil ürünleri satışları içerisindeki payının minimum %10 ve maksimum % 15 olduğu öngörülerek, % 10 ve katları şeklinde yapılan hesaplamaya göremarkanın bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre hükmü uyarınca davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminat tutarının 3.615,09 TL ile 18.075.45 TL olabileceğini, orijinal fiyat üzerinde maddi tazminat tiıtannın 526.433 TL olduğunu bildirmişlerdir.
Davalıya ait mali kayıtlar vergi dairesinden celp edilmiş, 2.FSHM'nin ... diş sayılı dosyası celp edilmiş, davacı maddi tazminat istemini 11.7.2017 tarihli oturumda lisans seçeneğine göre talep ettiğinden , seçim tarzına göre incelemeler yapıtırılmış, davacının diğer mahkemelerde marka sahibi sıfatıyla diğer 3. kişilere karşı açtığı davalarda alınan bilirkişi raporlarını ibraz ettiği anlaşılmış, sunulu tüm deliller bilirkişi raporu ile birlikte incelendiğinde; gerek davanın açıldığı tarihteki 556 sayılı KHK gerek 6769 Sayılı SMK'nun 6/1 maddesi uyannca “markanın tescil haklarına giren aynı mal ve hizmetlerle İlgili olan, tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin aynı veya benzeri mal ve hizmetleri kapsayan ve bu suretle tüketici nezdinde tescilli marka arasında bağlantı olduğu ihtimali de dahil olmak üzere davacı markasına iltibas teşkil edecek şekilde gözde ve kulakta tüketicileri yanıltmasına” neden olacak ve bu durum 6769 Sayılı SMKnun 7/2 (a) ve (b) maddeleri uyannca marka hakkına tecavüz teşkil ve haksız rekabet teşkil edecektir. 6769 Sayılı SMK nun 29/1. Maddesinde marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemler sayılmıştır. Buna göre;
a)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak
b)Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c)Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerekliği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak " şeklindeki eylemler marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilmiştir.
Davalı tarafın eylemi, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet olarak kabul edildiğinden ve davalı taraf bu eyleminde kusurlu olduğundan 6102 sayılı TTK' nın 56. maddesi ile 556 sayılı KHK' nın 9, 61 ve 62/1-b ve 6769 sayılı SMK’nun 29, 149.maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat talebi yerinde görülmüştür.
Davacı yan lisans seçeneğini talep etmiştir.
Lisans seçeneğinde tarafların mali kapasitesi 1. derecede etken ise de tek başına lisans ücreti belirleme de bir kriter değildir..Lisans seçeneğine göre bir tazminat seçimi salt taraf cirolarından yada satılan yürütülen hizmetten hareket ile hesaplanamaz, zira tüketicinin marka olarak bildiği bir ürün yönünden aldandığı varsayımı ile bir lisans bedeli belirlenmelidir. Dolayısıyla zararın belirlenmesi davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak şekilde geniş olarak yorumlanamayacağı gibi ihlal edeni mükafatlandırır niteliktede olmamalıdır. Somut olayda davalının tacir olarak kusuru bulunduğundan bu miktar tazminat hakkaniyete lisans bedeli olarak belirlenmelidir. Zira tazminatın belirlenmesinde giyim sektörünün genelindeki parametreler, davacının markasının ülkemizdeki tanınırlık olgusu, markasının zamana göre daralma yada artış göstermesi, ülke ekonomisinin koşulları da taraf ciroları kadar gözetilmelidir. Elbetteki bu açıklanan unsurların bir çoğu bilirkişilerce saptanamadığından bu durumda hakim Borçlar Kanunu' nun 51. maddesine göre somut olayın özelliklerine,dosyaya sunulan delillere göre ve kusurun ağırlığına ve hakkaniyete göre zararı (lisansı) tespit edecektir.
Borçlar kanununun 51/1 maddesinde "Hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirleyeceği" , Türk Medeni Kanun'un 4. maddesinde de "Kanun'un takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini yada haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği" belirtilmiştir.
İlk bilirkişi raporunda da belirtildiği ve ceza yargılamasında katılan vekilince sunulan 28.02.2017 tarihli dilekçesi ekinde 1 adet siyah renkli bisiklet yakalı tişört'ün dosyaya ibraz edildiği, giysinin ambalajı ilk defa Mahkeme'ce açıldığı, içerisinde "...” ibaresinin bulunduğu kart ile bu karta ilişik olarak 18.10.2016 tarih 7316 no.lu, her biri 12,- TL olan 24 TL.nîn tutar olarak belirtildiği bir fiş olduğunun görüldüğü, sanığın ibraz edilen ürünün işyerinde satışa konulan ürün olduğunu, tespite konu 5111 adet giysiye benzer ürün olduğunu, satış fişinin İşyerine ait olduğunu ve eşyanın satışının tarafından yapıldığını, 5111 adet giysiyi keserek imha ettiğini, ibraz edilen ürünün diğer mallar arasına karışmış olabileceğini bildirdiği, keza Davacı vekilinin 18.05.2017 havale tarihli delil listesi ekinde dosyaya sunduğu ... ile ... arasında 05.12.2014 tarihinde yapılan lisans sözleşmesinde, franchise alanın yılda minimum 3.000.000,- EUR ciro karşılığında ürün alacağı ve net satış cirosunun % 5'ine tekabül eden lisans hakkı ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, İTO’nın ... tarih ... sayılı yazısında, söz konusu markaya ilişkin firmalar arasında lisans sözleşmesinin yapılmış olması durumunda sözleşmede belirtilen şartların geçerli olacağı, sözleşmenin olmaması durumunda ise davaya konu olan markanın cirosunun % 15'İ oranında rakamın emsal lisans bedeli olarak tespit edileceği hususunda görüş belirtildiğinden dolayısıyla davacının markasının belirli bir marka değerinin bulunması, ülkemizde de davacı markasının tescilli olması, markaların halen ülkemizde ve Uluslar arası alanda geçerli olması, ele geçen ürünün 5111 adet olması nedeniyle davalının belirli bir iş hacminin bulunması bu nedenle 2. bilirkişi raporundaki TL cinsinden üst sınır olan 18.075. 45 TL somut olayda lisans bedeli olarak belirlenmiş ise de talep ile bağlı kalınarak 10.000 TL maddi tazminata hükmedilmesi BK hükümlerine uygun bir maddi tazminat ( lisans bedeli) olarak belirlenmiştir.
Davacı manevi tazminat da talep etmiştir. Manevi tazminat yönünden marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, ,davacının manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesine keza manevi tazminatın maddi bir zenginleşme talebinden çok manevi tatmine yönelik bir talep olması, dolayısıyla somut olaya göre takdiren 15.000- TL manevi tazminatın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmesi gerekmiştir.Manevi tazminat sebipsiz zenginleşme aracı olamayacağından fazla istemin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı tarafça davacı markası ticari etki yaratacak şekilde kullandığından, bu şekildeki kullanımın hukuka uygun bir kullanım niteliğinde olmayıp, marka hakkına tecavüz oluşturduğu ve eylemin aynı zamanda TTK anlamında haksız rekabet teşkil ettiğinden haksız rekabetin tespiti, durdurulması, giderilmesi, men' i ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talepleri de yerinde görülmüştür. Davalının eylemi davacının marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet olarak kabul edildiğinden hükmün ilanı talebi de yerinde görülmüştür. Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm oluşturmak gerekmiştir.
HÜKÜM;Yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre,
1.Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
Marka hakkını ihlal nedeniyle somut olayın özellikleri, ele geçen ürün miktarı, davacı markasının bilinirlik özelliği kapsamına göre 18.075.45 TL maddi tazminat ödenmesi somut olaya uygun lisans bedeli olarak tespit edilmiş ise de davacı 10.000 TL olarak maddi tazminat talep ettiğinden talep ile bağlı kalınarak 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, Manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline, -karar kesinleştiğinde ...
2.FSHM’nin ... diş dosyasında el konulan ürünlerin imhasına,
2.1.707,75 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 1.024,65 TL harcın davalıdan tahsiline,
3.Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Markaya yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 3.931,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 29,20 TL başvuru harcı 683,10 peşin harç 297 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 4.800 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.273,40 TL ve ... 2 FSHHM nin ... d.iş sayılı dosyasında yapılan yargılama gideri olan 29,20 TL başvuru harcı, 48,10 TL peşin harç ve 500 TL bilirkişi ücreti olmak toplam 6.386,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Davalı yan tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
9.Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 26/06/2019 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)