2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2018/3612 E. , 2019/4609 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı kadın tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Dava; erkek tarafından açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davalı kadın lehine dava tarihinden karar kesinleşinceye kadar hükmedilen aylık 400,00 TL tedbir nafakasımn kararın kesinleşmesine müteakip 400,00 TL yoksulluk nafakası olarak her ay davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davalı kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen 23.02.2017 tarihli bu karar davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası yönünden, davalı kadın tarafından hükmün tamamına yönelik olarak istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kusur belirlemesine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile bu konuda yeniden eda hükmü oluşturulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki, bölge adliye mahkemesince tarafların sair istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği halde reddedilen istinaf talepleri hakkında ret kararı ile yetinilecek yerde "Boşama, tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, tazminatlar, vekalet ücreti, yargılama gideri ve harçlar" hakkında yeniden hüküm kurulması doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir (HMK madde 370/2).