Aramaya Dön

(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2013/5747
Karar No
K. 2013/15767
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi         2013/5747 E.  ,  2013/15767 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, kiracı tarafından peşin ödenen kira parasının iadesi için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne borçlu kiralayanın icra takibine itirazının iptaline ve davacıya icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 05/08/2010 tarihinde düzenlenen kira sözleşmesi gereğince davalıya 39.000 TL kira ödemesi yapıldığını, sözleşmenin imzalandığı tarihte taşınmazın eksikleri olduğunu, davalı kiralayanın eksikleri giderip iskan ruhsatını da aldıktan sonra müvekkili kiracıya taşınmazı teslim etmesi gerekir iken taşınmazın teslim edilmediğini, taşınmazdaki eksiklerin giderildiğinin ve iskan ruhsatının alındığının da müvekkiline bildirilmediğini, taşınmazın başkasına kiralandığını, davalıya 20/10/2011 tarihinde telgraf yolu ile ihtarname gönderilerek ödenen bedellerin iadesinin istenmesine rağmen kira bedellerini iade etmediğini, davalının kira bedellerinin iadesi hususunda yapılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili müvekkilinin iskan ruhsatını Ekim 2010 tarihinde aldığını, iskan ruhsatının alındığının bildirilmesi üzerine davacının da kiranın kalan bölümünü 25/11/2010 tarihinde ödediğini, davacının devlet hastanesinin girişinin ve dolmuş güzergahlarının değişmesi nedeni ile kiralanana taşınmadığını, müvekkiline sözleşmenin feshi ile ilgili bir telgraf ulaşmadığını, müvekkilinin bir yıl davacının taşınmasını bekledikten sonra 01/11/2011 tarihinde dükkanı yeniden başkasına kiraladığını, olayda müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, sözleşmeye sadık kalarak taşınmazı bir yıl boyunca boş tuttuğunu, başka kiralamak isteyen kişiler olmasına rağmen kiraya vermediğini, ödenen kira parasının iadesi için sebep bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece 818 sayılı Borçlar Kanununun 249. Maddesi uyarınca kiralayanın, mecurun akitten maksut olan kullanmaya salih halde teslim edilmesi ve bu halde bulundurulması ile yükümlü olduğu, kiralananın anahtarlarının bizzat davacıya teslim edilmediği, davacıya teslimi için tevdi yeri de tayin ettirilmediği nu nedenle kiracının kira ödeme yükümlülüğünün doğmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne davalı kiralayanın takibe itirazının iptali ile 15.600 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kira sözleşmesi karşılıklı edimleri içeren bir sözleşmedir. Bu sözleşme ile kiralayan kiralanan şeyin kullanılmasını veya ondan yararlanmasını kiracıya bırakmak, kiracı da buna karşılık kiralayana bir bedel ödemek yükümlülüğündedir. BK. 249/2 fıkrası gereği kiralayanın kiralananı sözleşme ile güdülen amaca göre kullanmaya elverişli bir durumda teslim etmemesi yahut yararlanmayı ehemmiyetli surette azaltacak bir halde teslim etmesi halinde kiracının iki seçimlik hakkı bulunmaktadır. Ya akdin feshini ya da kira parasının bir miktarının indirilmesini isteyebilir.

Olayımıza gelince; taraflar arasındaki 05/08/2010 tarihli kira sözleşmesi ile devlet hastanesi karşısındaki 7 nolu dükkan yıllık 39.000 TL kira bedeli ile davacıya kiralanmış, sözleşme ile kira bedelinin peşin olarak ödeneceği, kiranın iskan ruhsatı alındıktan sonra başlayacağı kararlaştırılmıştır. Kiralananın yapı kullanma izin belgesinin 27/10/2010 tarihinde alınmış olduğu dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme ile davalı kiralayan, kiralanan 7 nolu dükkanın kullanılmasını davacıya bırakmıştır. Kira sözleşmesinin geçerli olması ve kira borcunun ödenmesi için kiralananın kullanılmış olması gerekli değildir. Kiracı, şartları oluştuğu takdirde Borçlar Kanununun 249.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kiralananın sözleşme ile güdülen amaca göre kullanmaya elverişli bir durumda teslim edilmediği veya sözleşmede belirtilen tarzda kullanılmasının mümkün olmadığı hallerde akdi feshetme hakkı bulunmakla birlikte, taraflar arasındaki kira sözleşmesinin varlığını devam ettirdiği döneme ilişkin olarak sözleşme ile belirlenen kira borcunu ödemesi gerekir. Her ne kadar davalı tarafından 20/10/2011 tarihli telgrafla akdin feshedilerek ödenen kira bedelinin geri istendiği belirtilmiş ise de bu telgrafın kiralayana ulaştırılmadığı PTT Müdürlüğünün 18/06/2012 tarihli yazısından anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli bir fesih iradesi ile sona erdirilmediği ve takibe konu dönemde kiracı davacının kira borcunu ödemekle yükümlü olduğu halde mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.