3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2012/17145 E. , 2012/22124 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3390 TL'lik takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davalının yeşil kartlı olarak sağlık hizmetinden faydalandığını, ancak birlikte oturduğu oğlunun bankada mevduat hesabının bulunduğunu, bu nedenle de 3816 sayılı Kanun gereğince yeşil kartın iptal edildiğini, ödenen sağlık hizmetlerinin iadesi amacı ile davlı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek itirazın iptali ile, % 40 inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı savunmasında; birlikte oturduğu oğlunun özürlü olup, gelirinin bulunmadığını, damadının işleri kötü gidince parasının oğlu adına bankaya yatırdığını, bankadaki mevduatın oğluna değil damadına ait olduğunu beyan etmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanun'un 2.maddesinde “hiçbir sosyal güvencesi olmayan ve bu kanunda belirtilen esaslar çerçevesinde belirlenecek aylık geliri veya aile içindeki gelir payı 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen asgari ücretin vergi ve sosyal sigorta priminin dışındaki miktarının 1/3'ünden az olan Türk vatandaşlarının yeşil karttan faydalanacakları" belirlenmiştir. Aynı kanununun 4.maddesinde ise, “Bu kanun uygulamasında ise, ikinci maddede öngörülen aylık gelir veya gelir payı hanede yaşayan eş, ana, baba ve çocuklar ile üçüncü dereceye kadar hısımların geliri esas alınarak belirleneceği, hane halkının her birinin elde ettikleri nakdi ve ayni bütün gelirlerinin toplamı,hanede yaşayan hısımların sayısına bölünerek her birinin gelir payının ikinci maddede belirtilen miktarın altında olup olmadığının tespit edileceği" düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalı ile birlikte aynı hanede ikamet eden oğlunun bankada hesabının bulunduğu, hesap tutarının kanun gereği asgari ücretin altında olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Yargılama sırasında bankadaki paraya ilişkin olarak ilgili bankaya müzekkere yazılmış, müzekkerenin bila tebliğ iade edildiği ara kararda belirtilmiş, ancak dosyada buna ilişkin yazıya rastlanılamamıştır.
Bilirkişi raporunda da, dosyada banka dökümünün mevcut olmadığı belirtilmiş, davacının kendi düzenlediği ve mahkemeye sunduğu mevduat bilgisine göre karar verilmiştir.
Öyle ise mahkemece, 3816 sayılı kanunun 4.maddesindeki hesaplama şekli de dikkate alınarak, öncelikle, davalının birlikte yaşadığı oğluna ait, bankada paranın bulunup bulunmadığı, miktarı ve ne zamandan beri mevcut olduğu hususlarının tespit edilmesinden sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.