19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2013/10619 E. , 2013/13939 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili; davalının müvekkil banka şubesinde bankomat hesabına 8.000 TL para yatıracağını beyan ederek tahsilat fişi kestirmesine rağmen, parayı vezneye teslim etmeden şubeden ayrıldığını ve banka tarafından hesabına yatırılan parayı aynı gün kullandığını, davalıya keşide edilen ihtarname sonrası davalının toplam 4.000 TL'yi ödediğini, bakiye borcun ise ödenmemesi üzerine müvekkil bankanın bakiye alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının iddiasını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı hakkında İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi;'nin 2006/107 esas sayılı dosyasında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında her ne kadar davanın 765 sayılı TCK'nun 108. maddesi uyarınca ortadan kaldırma kararı verilmiş ise de gerek savcılık mütalaası gerekse toplanan delillerden davalının cezalandırılması isteminde bulunulduğunun anlaşıldığı, iş bu dosyada alınan bilirkişi raporuna göre davacı bankanın 4.000 TL asıl alacağı olduğu ve olayda davalının kusurlu bulunduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının icra takibine yaptığı itirazın 4.000 TL üzerinden iptali ile takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı banka çalışanı tarafından davalının bankaya 8.000 TL para yatırdığını gösterir tahsil fişi verildiği ve bir örneğinin dosyaya sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, anılan yazılı belgeye karşı ileri sürülen hususların yazılı belge ile ispatı gerekirken, ortada 818 BK'nun 53. maddesine göre hukuk hakimini bağlayan bir ceza mahkemesi kararı da bulunmadığı halde eksik inceleme ve somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.