10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2018/6690 E. , 2019/5814 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, Bağ-Kur sigortalılık tespiti ve yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrası davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, hükmü temyiz etmeyen yönünden sonuç doğurması gerekeceği de gözetilerek, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
Belirtilen açıklama ışığında somut olay incelendiğinde, her ne kadar “Davalı kuruma davacı tarafından ödenmiş ancak kurum tarafından kabul edilmeyen 4176 gün Bağ-Kur priminin geçerli olduğunun tespiti ile,” şeklinde hüküm kurulmuş ise de, bu 4176 günlük sürenin hangi tarihler arasına ilişkin olduğu ayrıca ve açıkça infaza elverişli şekilde tespit edilmediğinden, mahkemece, davalı Kurumun kabul etmediği süreler belirlenip buna göre değerlendirme yapılmak suretiyle, hangi tarihler arasındaki sürelerin tespitine karar verildiği belirtilmek suretiyle, tahsis şartları irdelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.