10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2012/5766 E. , 2013/6112 K.
"İçtihat Metni".....
Davacı kurum, davalının aleyhlerine karşı yürüttüğü ve kesinleşmiş icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Usul hukuku açısından, tespit davasının esasına girilebilmesi için, taraflar arasında hukuki ilişkinin bulunması, yani tespiti istenen hususun bir hukuki ilişki olması ve davacının dava açmakta menfaatinin olması şarttır. Borcun bulunmadığına yönelik talep ise, menfi tespit davası olup, bu halde, tespit davasının esasına girilebilmesi için gereken birinci şartın gerçekleştiğinin kabulü zorunludur.
Dava konusu hukuki ilişkinin tespitinde, davacının menfaatinin bulunduğunun kabulü için, davacının hukuki durumunun halihazır bir tehlike ile tehdit edilmiş olması, bu tehdit nedeniyle davacının hukuki durumunun tereddüt içinde olması ve tespit hükmünün bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olması gerekir.
Eldeki davada, davalı tarafından, sigorta başlangıç tarihini 5.8.1975 tarihi olarak belirleyen..... karar sayılı hükmüne istinaden davacı kurum aleyhine daha önceden yapılan tahsis talebi gereği,..... Esas sayılı dosyası üzerinden kurum aleyhine icra takibine geçildiği, bu takipte ilk tahsis tarihi olan 5.3.2001 tarihinden 5.8.2005 tarihine kadar her biri 950 TL olmak üzere 55 aylık toplamı 49.500 TL asıl alacağın ve bu aylıklara yukarıda numarası verilen sigortalılık başlangıcının tespiti kararının kesinleşme tarihi olan 3.4.2008 tarihinden itibaren işleyen 2.250 TL faizin talep edildiği, kurumca süresi içerisinde takibe itiraz edilmediği için takibin kesinleştiği, bunun üzerine kurumun yukarıda yapılan açıklamalar ışığında mevcut hukuki yararı çerçevesinde iş bu menfi tespit davasını açtığı, muhakeme esnasında kurumun davalıya kesinleşmiş sigortalılık başlangıcı kararına istinaden 1.4.2001-25.1.2011 tarihleri arasında hak ettiği aylıklarını ödediği, mahkemece ./.. -2- yaptırılan bilirkişi incelemesine göre takibin faizler bakımından devamı gerektiği gerekçesiyle, kurumun menfi tespit isteminin reddine karar verildiği, ancak bu kararın tüm yönleriyle isabetli bir karar olmadığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 59 ve devamı maddeleridir. Mahkemece, davalının kurumdan alacaklı olduğunun tespitine yönelik kanaatinde bir isabetsizlik yok ise de; faizin başlangıç tarihinin belirlenmesinde, aylıkların belirlenmesinde Kuruma tanınan 506 sayılı Yasanın 116. maddesindeki 3 aylık işlem süresinin varlığı gözetilerek; Kurumun, tahsis şartlarının gerçekleştiği 1.4.2001 tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonu olan 1.7.2001 tarihinden itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulması, yine, bu yapılırken davacı Kurumun ödeme tarihi itibariyle yaşlılık aylığı ve faiz borcunun hesaplanması ve davacı Kurum tarafından ödenen miktarın icra takibinde talep edilen asıl alacaktan düşülmesinden sonra davalının takipteki faiz talebi dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
......