21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2012/14273 E. , 2013/22845 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum işleminin iptali ile 05/03/1987 tarihinden itibaren sigortalı olduğunun karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Davacı, oda kaydının usulsüz olması nedeniyle Bağ-Kur hizmetinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptalini istemiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile davacının sigortalılığının Bağ-Kur dosya inceleme komisyonun 1.8.2000 tarih ve 87530 sayılı teftiş raporu ile sigortalılığın iptaline ilişkin 5285 sayılı kararı ile iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 14.11.1997 günü intikal eden giriş bildirgesi ile ... Şoförler Odası'nın 5.3.1987 tarihinde başlayan üye kaydına dayanarak 5.3.1987 tarihi itibariyle sigortalı olarak tescilinin yapıldığı davacının vergi kaydının bulunmadığı sicil kaydının ise 17.1.1997 tarihinde başladığı Bağ-Kur İl Müdürlüğünde yapılan müfettiş incelemesi sonucunda davacının 14.11.1997 tarihi itibariyle kaytlı olduğu ... Şoförler ve Otomobilciler Odası üye kayıt defterinni 2394 sırasına kaydı sırasında önceden İbrahim Işık adına oluşturulan kaydın üzeri çizilmek suretiyle tamamen doğum tarihi baba adı ve adresi çizilerek davacıya ilişkin kimlik bilgilerinin yazılmak suretilme kayıt oluşturulduğu,davacı hakkında dolandırıcılık ve sahte resmi evrak tanzim etmek suçlamasıyla Bitlis Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/175 Esas sayılı dosyası ile kamu davasının açıldığı ve halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının vergi kaydı bulunmamaktadır.Esnaf Sicil Kaydı ise 17.1.1997 tarihlidir. Uyuşmazlık davacının vergide veya esnaf sicilinde kayıtlı olmamasına karşın 5.3.1987 tarihinde başlayan Bitlis Şoförler ve Otomobilciler Odası kaydına dayanarak 5.3.1987 tarihinden itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davanın Yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa'nın 3165 sayılı Yasa ile değişik 24/I(a) maddesine göre “ ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usülde gelir vergisi mükellefi olanlar, Esnaf ve Sanatkar siciline kayıtlı olanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olanlar Bağ-Kur sigortalısıdır.” 25. maddeye göre “gelir vergisi mükellefi olanlar, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanlar da esnaf ve sanatkar siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı oldukları tarihten itibaren bu Kanuna göre sigortalıdır.”
Öte yandan her ne kadar Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında resmi evrakta sahtecilik suçundan dolayı oda kaydının daha önce kayıtlı olan üyenin üzeri çizilmek suretiyle davacı adına kayıt oluşturulduğu alttaki yazının açık ve net bir şekilde okunabilirliği dolayısıyla iğfal kabiliyeti bulunmadığından eylemin resmi evrakta sahtecilik suçu yerine görevi kötüye kullanmak suçunun işlemeye azmettirme niteliğine dönüştüğüne karar verilmiş ise de, şaibeden uzak geçerli bir oda kaydının bulunduğu da kanıtlanamamıştır.
Ayrıca davacı 14.11.1997 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden bildirge ile geçmişe dönük olarak 5.3.1987 tarihinden geçerli olarak tescil edilmiş 5.3.1987-1997 tarihleri arasındaki borcu kısmen ödemiştir.. Bu durumda davalı Kurumun geçmişe yönelik olarak primleri tahsil ederek bunu uzun süre kullanmasından ve bu durumun MK 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan söz edilemez. Zira Kurum davacının sigortalılığını 15/06/2002 tarihli işlemle iptal etmiştir.
Yapılacak iş; davacıya bağımsız faaliyetine ilişkin maddi delilleri olup olmadığını sormak, varsa bunları mahkemeye sunmak üzere davacıya önel vermek, davacının ihtilaflı dönemde nakliyecilik faaliyeti yaptığı ileri sürüldüğünden bunları hangi araçlarla yaptığı, üzerine kayıtlı araçlar ya da başkalarına ait araçlara ilişkin kira sözleşmeleri, eşya nakil belgeleri trafik ceza makbuzları gibi belgelerin ilgili trafik şubelerinden ayrıca belediye, zabıta, maliye, muhtarlık marifetiyle davacının gerçekten kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının olup olmadığını araştırmak, bağımsız faaliyetinin bulunup bulunmadığını oda kaydının gerçek bir çalışmaya ilişkin olup olmadığını hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya koyduktan sonra karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.