8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2009/6169 E. , 2010/1293 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ve ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Diyadin Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 22.06.2007 gün ve 168/177 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacılar vekili, miras yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak Hazine adına tespit edilen 110 ada 3 parselin tapu kaydının iptaliyle vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacılar lehine kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Tarla niteliğindeki 42870 m2 yüz ölçüme sahip dava konusu 110 ada 3 sayılı parsel Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, son 5 yıldır ...ve ... tarafından kullanıldığı gerekçesiyle 14.11.2005 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş,29.07.2008 tarihinde hükmen Hazine adına tescil edilmiştir. Dava, TMK. nun 713/1,3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi uyarınca iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, dava konusu taşınmazın miras bırakanından kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Eksikten getirtilen nüfus kaydına göre, davacının miras bırakanı Ömer Yenigün 1964 yılında ölmüştür. Miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olup, taksim hakkında bir açıklama da yapılmamıştır. TMK. nun 701.maddesinde; “Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti elbirliği mülkiyetidir” şeklinde tanımlanmıştır. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp hakları taşınmazın tamamı üzerine yayılmış olup terekenin tamamını kapsar. Aynı kanunun 702.maddesinde topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri gerektiği belirtilmiştir.
Dava açmakta tasarrufi bir işlem olduğuna göre, bir kısım mirasçıların dava açması mümkün değildir. Başka bir anlatımla bir kısım mirasçıların elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi bir taşınmaz üzerinde tasarruf da bulunma yetkileri bulunmamaktadır. TMK.nun 701. ve 702. maddeleri gereğince terekeye dahil bir taşınmaz için bir veya birkaç mirasçının 3. kişilere karşı dava açma sıfatları bulunmamaktadır. Dava da bir tasarrufi işlem olup, tüm mirasçıların birlikte açmaları zorunludur. Bazı mirasçıların açtığı dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da dava açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılması (olurlarının alınması) veya TMK. nun 640.maddesi uyarınca miras ortaklığına temsilci tayin edilmek suretiyle davaya devam edilmesi de mümkün değildir. Davacıların böyle bir dava açma yetkileri bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu husus gözden kaçırılarak işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı Hazine temsilcisinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK. nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.