2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2018/8157 E. , 2019/6303 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, erkeğin kabul edilen davası, nafakalar ve reddedilen tazminat talepleri yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince, tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden erkeğin kadının hastalığıyla ilgilenmediği, alkol alarak birlik görevlerini yerine getirmediği ve kadına hakaret ettiği; kadının ise toplum içinde erkeği rencide edici davranışlarının olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkeğin davacı-karşı davalı kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul edilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3.Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere davalı-karşı davacı erkek boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olup, bu kusurlu davranışlar aynı zamanda davacı-karşı davalı kadının kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Kusurun ağırlığı tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hatalı kusur belirlemesi sonucu bu isteklerin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.