17. Hukuk Dairesi
17. Hukuk Dairesi 2013/1680 E. , 2013/17711 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu, trafik sigortası bulunmayan traktörde yolcu olarak bulunan ...'nin yolda düşerek hayatını kaybettiğini, müvekkili tarafından ... 'nin hak sahiplerine 27.125,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin davalılardan rücuan tahsili için başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıların %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kabulüne, davalıların icra takibine yönelik itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalıların takip miktarı 27.493,98 TL üzerinden %40 icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, ... tarafından zarar görenlere ödenen destekten yoksun kalma tazminatının, zarar sorumlularından rücuan tazmini istemine ilişkindir. Davacı ..., kazada vefat edenin hak sahiplerine, kendisi tarafından görevlendirilen bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya göre ödeme yapmıştır. Davalı- lar, davacının yaptığı ödemeden değil, gerçek zarardan sorumludurlar. Mahkemece, aktüerya bilirkişiden rapor alınmadan, davacı tarafından yapılan ödeme aynen benimsenerek hüküm altına alınmıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, davacı tarafından hak sahiplerine yapılan ödeme tarihindeki veriler esas alınarak desteğin hak sahiplerine ödenmesi gereken destekten yoksun kalma tazminatının aktüerya bilirkişiden alınacak raporla belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2.Davalının sorumlu tutulacağı alacak miktarı likit (belirli, muaccel) olmayıp, alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetli değildir.